Haberler

Dr. Suver Kuşak ve Yol ile Orta Koridor ve Türkiye ilişkisini anlattı.

30 Haziran 2026 Salı - Okunma: 69
Dr. Suver Kuşak ve Yol ile Orta Koridor ve Türkiye iliş

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin'in: (Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in kitap lansman) töreni münasebetiyle Ankara’da İntercontinental Oteli'nde düzenlediği törende konuştu.

Dr. Akkan Suver; konuşmasında Kuşak ve Yol'un Orta Koridor ile ilgisini ve de Türkiye'nin bu konudaki rol ve değerini ortaya koydu.

Dr. Akkan Suver' in konuşması aynen şöyledir:  

 Dr. Akkan Suver’in, “Xi Jinping: The Governance of China” Kitabının Lansman Töreni Konuşması
1 Temmuz 2026 – Ankara

Öncelikle yüksek heyetinizi şahsım ve Marmara Grubu Vakfı adına saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce bugün burada iki önemli hatıradan söz etmek isterim.

İki önemli yıldönümüyle, bir eserin tanıtılmasına tanık olacağımız bugün, yüksek heyetinizi önce 105 sene öncesine götürmek isterim.

105 yıl önce bugün 1 Temmuz 1921 günü Mao Zedung, Çu Enlay, Chen Duxiu ve arkadaşları tarafından Çin Komünist Partisi kuruldu. Bugünkü Çin Halk Cumhuriyeti’nin temelleri o gün atıldı.

O günlerden 4 Ağustos 1971'e geldiğimizde ise Türkiye'nin Paris Büyükelçisi Hasan Esat Işık ile Çin Halk Cumhuriyeti'nin Paris Büyükelçisi Huang Zen, bugün burada beraber olmamızı sağlayan resmi diplomatik ilişkilerin kurulmasına dair anlaşmayı imzaladılar.

Bu iki önemli günün ışığında Çin Halk Cumhuriyeti'nin Başkanı Xi Jinping'in kitap lansmanını da burada yaşıyoruz.

Bu üç güzel müstesna tesadüfü sizlerle paylaştıktan sonra Avrasya'nın yeni güç dağılımında oluşmakta olan yeni bir kurucu eksenden veya merkezden konuşmak istiyorum.,Oluşmakta olan bu yeni kurucu eksen Orta Yol Koridor ile Kuşak ve Yol'un bileşenidir.

Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya atıldığı günden beri, başkanlığını yaptığım Marmara Grubu Vakfı tarafından ulusal ve uluslararası sayısız platformda sivil toplum kimliğimizle gündeme getirdiğimiz Kuşak ve Yol girişimine ticaretten daha çok bir barış projesi olarak baktığımızdan, bugün burada belirtmekte yarar görüyorum ki bu yeni merkez, Orta Yol Koridoru ile Kuşak ve Yol birbirinin tamamlayıcısı olmuş genişetilmiş bir barış projesidir.

Dolayısıyla bir barış projesi olarak baktığımız da; Orta Yol Koridoru Avrasya entegrasyonunu kolaylaştıracak güçlü ve dengeli bir Asya coğrafyası yaratacak ve içine aldığı ülkelerin gelişimini, büyümesini hızlandıracaktır.

Zira Kuşak ve Yol Girişimi'nin rehberliğinde, Orta Yol Koridorunu oluşturan ülkeler farklı ekonomileri, farklı aktörleri, farklı kültürleri, farklı dilleri, farklı dinleri ve farklı çıkarlarıyla bir coğrafyayı birleştirerek, Avrasya ülkelerinin Avrupa ülkeleriyle birbirlerini daha yakından tanımasını sağlayacaktır.

Bu düşüncelerin ışığında barışa hizmet etmekte olan Kuşak ve Yol girişimiyle özdeşleşen Orta Yol Koridoru bugün yalnız Kuzey Koridoruna göre değil diğer alternatiflere göre de daha hızlı, daha ekonomik ve daha güvenli bir coğrafyadır.

Biliyorsunuz Kuzey Yol Koridoru'nda devam eden Rusya – Ukrayna savaşı güvensizlik, siyasi risk ve yaptırım ortamı oluşturmaktadır.
Hürmüz Boğazı krizi ise Kızıldeniz'deki denzcilik rotasını engellemektedir.

Yemen'deki Husi milislerine gelince onlar da; ticaret gemilerine ayrı bir tehdit oluşturmaktadır.

Bu ortaya koyduğum verilerden yola çıkarak diyebilirim ki, Orta Yol Koridoru şu anda ticaret ve ulaşım açısından tek geçerli ve güvenli yoldur.

Dolayısıyla Orta Yol Koridor'u, Avrasya'nın entegrasyonunu kolaylaştırmanın yanında, güçlü ve dengeli bir Asya coğrafyasını yaratacak ve Avrupa ile Çin'i bağlayan en güvenli ve en kısa güzergahı oluşturacaktır.Bu güzergah Çin'den Avrupa Birliği’ne, Orta Doğu’ya, ve diğer aktörler arasında çok taraflı bir işbirliğinin de önünü açacaktır.,Böylelikle Kuşak ve Yol'un felsefesi daha kolay bir birliktelik içinde hayat bulacaktır.

Bu yeni merkezin oluşumunu ülke ülke birer cümleyle ele alacak olursak, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Avrupa'ya ulaşımı yaklaşık 2000 kilometre kısalacaktır.

Kazakistan'a gelince; kilit bir geçiş noktası olarak sadece ticari malların değil ülkenin sahip olduğu petrol ve enerji kaynaklarının pazarlara ulaşımı kolaylaşacaktır.

Denize kıyısı olmayan Kırgızistan ise bu güzergahı kullanarak küresel pazarlara kesintisiz lojistik ve ticaret entegrasyonuna ulaşacaktır.

Özbekistan açısından ise Orta Koridor küresel pazarlara doğrudan erişim sağlayacak ve geleneksel Kuzey rotalarına bağımlılığının azaltmasını temin edecektir.

Türkmenistan’daki Lapis-Lazuli transit koridoru projesi ise Orta Koridor için bir alternatif girişim oluşturacaktır.
Azerbaycan, Orta Yol Koridor'unun stratejik omurgası olarak Çin'i ve Orta Asya'yı Kafkasya üzerinden Avrupa'ya ulaştıran kilit bir geçiş noktasıdır.

Gürcistan ise Orta Yol Koridor'un alt yapı projeleri ile zenginleştirilmiş coğrafyasıdır. Bu proje Gürcistan için büyük bir stratejik fırsattır.

Özetlemek gerekirse Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan arasındaki güçlü iş birliği ve ortaklık vizyonu da Orta Koridor'un Avrupa'ya açılan kapısıdır.

Kaldı ki Türkiye geride bıraktığımız yıllar içinde Kuşak ve Yol'un varlığını oluşturmanın gereklerini yerine getirmiş bir ülkedir.

Bütün bu müstesna birliktelikler Kuşak ve Yol ile ve Orta Yol Koridor'larının birlikte kalıcı barışın yol haritasını çizeceğinin güçlü delillerini oluşturmaktadır.

Sözlerimi toparlarken heyetinizle paylaşmak isterim Kuşak ve Yol artık elektroniktir. İletişimdir. Etkileşimdir.

Dünün İpek Yolu’nun bugün elektronik bir alana çevrildiği gerçeğinden yola çıkarsak, gerekli siyasi, ekonomik ve kültürel diyaloglar sağlandığında daha barışçıl, daha zengin, daha güvenli bir dünyaya sahip olacağımıza inanıyorum.

Sözlerimi toparlarken Türkiye’nin Kuşak ve Yol’un Avrasya birleşiminin kilit merkezi olduğunun bilinmesini isterim. Orta Yol Koridoru’nu Türkiye kendi inisiyatifiyle geliştirmiş stratejik bir ulaşım yolu olarak benimsemiştir. Dolayısıyla Türkiye Kuşak ve Yol ile Avrupa arasında en güvenilir köprü olmaya hazırdır.