Haberler

Marmara Vakfı Çin Halk Cumhuriyeti’nde.

16 Mayıs 2024 Perşembe - Okunma: 642
Marmara Vakfı Çin Halk Cumhuriyeti’nde.

CPAFFC(Çin Halkı’nın Yabancı Ülkelerle Dostluk Cemiyeti) toplantılarına katılmak üzere Çin Halk Cumhuriyeti’nde bulunan Marmara Grubu Vakfı Genel Sekreteri Sezgin Bilgiç ile İcra Konseyi üyesi olan Mahmut Saklı, Başkan Yang Wanming ile görüştü. Görüşmede Pekin Büyükelçiliği Birinci Kâtibi Devletşah Yayan da hazır bulundu. Toplantıda Marmara Grubu Vakfı’nın çalışmaları hakkında bilgi sunumunda bulunan Sezgin Bilgiç ve Mahmut Saklı, CPAFFC’nin ev sahipliğine teşekkür de ettiler. Çin Halk Cumhuriyeti’nde bulundukları sürede, Türkiye Cumhuriyeti Pekin Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa tarafından da kabul edilen Sezgin Bilgiç ve Mahmut Saklı Büyükelçi İsmail Hakkı Musa’ya Marmara Grubu Vakfı’nın son çalışmalarını anlattılar. Pekin’de tertiplenen konferansta bir konuşma yapan Marmara Grubu Vakfı Genel Sekreteri Sezgin Bilgiç Kuşak ve Yol ile birlikte barışa duyulan ihtiyacı gündeme getirdi. Sezgin Bilgiç’in konuşma metni aşağıdadır:

 

MARMARA GRUBU VAKFI GENEL SEKRETERİ SEZGİN BİLGİÇ’İN CPAFFC’DE YAPTIĞI KONUŞMA METNİ

Hanımefendiler ve beyefendiler,

Sözlerime şahsım ve arkadaşım Mahmut Saklı’yla beraber, ev sahibimiz CPAFFC’ye gösterdiği yüksek misafirperverlikten dolayı Marmara Grubu Vakfı adına teşekkür ederek başlamak istiyorum.

Yüksek malumlarınız olduğu üzere Marmara Grubu Vakfı olarak, Kuşak ve Yol Girişimine büyük önem vermekteyiz. Kuşak ve Yolu’n değerleri vardır. Bu değerleri yalnız ekonomi, yalnız kazanç olarak ele almak eksik olur.

Zira bizler Kuşak ve Yolu; Asya, Avrupa ve Afrika’yı kara ve denizden 6 ekonomik koridorla birbirine bağlamayı hedefleyen büyük çaplı bir alt yapı projesi olarak değerlendirmenin ötesinde bir barış projesi olarak kabul ediyoruz.

Gene bizler dünya nüfusunun yüzde altmış beşini ve yetmiş ülkeyi kapsayan bu projeyi; karayolları, demiryolları, limanları, enerji santralleri ve hava limanları gibi altyapı yatırımlarını kapsayan bir proje gibi ele almanın ilerisinde bir barış projesi olarak görüyoruz.

Türkiye’den demiryoluyla Gürcistan ve Azerbaycan’a, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı geçerek Çin’e uzanan orta koridor girişimine de bizler barış girişimi adını veriyoruz. Dolayısıyla bize göre Kuşak ve Yol girişimi bir barış projesidir. Bir istikrar felsefesidir.

Elbette kazanç, elbette ticaret, elbette ekonomi olacaktır. Ama her şeyden önce Kuşak ve Yol Projesi, barış ve istikrarın aralanan kapısıdır.

Özetlemek gerekirse Kuşak ve Yol Girişimi’nin farklı kültürlere, değerlere ve siyasi sistemlere sahip birçok farklı ülkelerin ekonomik alanda bir araya gelmesine olanak sağladığı bir gerçektir. Ama öncelikle bilinmesinde yarar gördüğüm önemli bir husus, küresel barışın ve ekonominin de tedarik zincirlerinin bozulmasını şiddetlendiren, kıtlıklara ve fiyatların yükselmesine yol açan ve küresel ticaretin güvenliğini sorgulatan jeopolitik gerilimlerle karşı karşıya bulunduğumuzdur.

Devam etmekte olan Rusya-Ukrayna savaşı, her gün biraz daha tırmanan Filistin-İsrail ihtilafı ve Kızıldeniz’deki askeri tırmanış bölgemizde sıkıntılara sebep olmaktadır.

Öte yandan Trans-Hazar Koridoru en büyük küresel ulaşım güzergâhı olma şansına sahip olmasına rağmen henüz verimlilik arz etmediği bilinmektedir. Bütün bu ekonomik veriler gerçektir. Ama en önemli gerçek Kuşak ve Yolu’n kıtamıza dolayısıyla insanlığa getireceği istikrardır. Barıştır. Bu barışa giden yol dillerin dilleri tanımasına imkân sağlayacaktır.

Gene bu barışa giden yol, Kuşak ve Yol ile dillerin dilleri öğrenmesini sağlayacaktır. Aynı şekilde kültürler kültürleri, insanlar insanları tanıyacaklar ve bir arada düşünme, bir arada karar vermenin yollarına ulaşacaklardır. İşte biz bundan dolayıdır ki Marmara Grubu Vakfı olarak bu projeyi barışa gidecek bir yol olarak ele alıyoruz.

Başkan Xi Jinping’in açtığı bu ışıklı yolun yarınlarımızı aydınlatacağına, barışı ılıman bir iklime ulaştıracağına olan yüksek inancımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.