29. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ
29. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ'NE 18 NİSAN 2026 İTİBARİYLE
GELECEĞİ KESİNLEŞEN ŞAHSİYETLER LİSTESİ
![]()
.jpg)
.jpg)

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
KÜRESEL SORUMLULUK
11-12-13 MAYIS 2026-İSTANBUL
Savaş, Terör, İhtilaf ve İstemsiz Göç’le Birlikte Savaş Sonrası Dünya
SU VE YEŞİLİN TÜKENDİĞİ BİR GEZEGENDE YAŞAMAK
Yeni Güç Dengeleri ve Ortak Gelecek Arayışı
Gezegenimizin Su’yu ve Yeşil’i İçin Diyalog
Zahmetli ve Zor Günlerden Geçiyoruz
Savaş Tehditleri!
Ülkeler Arası İhtilaflar!
Krizlerin Gölgesinde Yeni Dünya Düzeni: Güvenlik ve Demokrasi
Suyun Gezegenimizde Her Geçen Gün Azalması!
Yeşilin Yerini Sarıya Bırakması!
Yoksulluğun ayak seslerinin duyulması!
Ve bütün bunların yanı sıra insanların göçe duydukları özlem!
Bu zorluklarla baş edebilmenin az da olsa yükselen seslere katılabilmenin yollarını aramak için 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde bir araya geleceğiz.
TOPLUMSAL ETKİLER ─ RİSKLER ─ ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
Savaşlar, terör, ihtilaflar ve istemsiz göç!
Dünya bir ateş çemberi içinde. Rusya-Ukrayna savaşı sürerken, önce İsrail-Filistin, sonraları İran-ABD, İran-İsrail, İran-Körfez savaşları, ihtilafları etrafımızı sardı. Pakistan-Afganistan sürtüşmesi devam ederken Latin Amerika'da da sular ısınmakta.
29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, yalnızca mevcut krizleri değerlendiren bir platform olmanın ötesinde, savaş sonrası dünyada barışın, ekonomik iş birliğinin, demokratik değerlerin ve toplumsal kapsayıcılığın güçlendirilmesine yönelik yeni perspektifler geliştirmeyi hedeflemektedir. İstanbul’da gerçekleştirilecek bu buluşma, farklı kıtalardan katılımcıların katkısıyla değişen dünya düzenini anlamak ve daha adil, dengeli ve kapsayıcı bir gelecek vizyonu oluşturmak için önemli bir diyalog zemini sunacaktır.
Zirve kapsamında ayrıca enerji jeopolitiği, küresel ekonomik kırılganlıklar, güvenlik mimarisinin dönüşümü, demokratik kurumların dayanıklılığı ve kadınların barış ve diplomasi süreçlerindeki rolü gibi başlıklar da ele alınacaktır. Küresel enerji piyasalarının yeniden yapılanması, alternatif ticaret koridorlarının önemi ve Avrasya’nın stratejik konumu, tartışmaların merkezinde yer alacaktır.
Öte yandan gezegenimizi bekleyen başka önemli bir tehlike su’yun tükenişi, yeşilin yok olması!
11, 12, 13 Mayıs 2026 günleri 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Gezegenimizin Su’ya ve Yeşil’e olan ihtiyacı için diyalog çağrısı yapacağız.
Su Diplomasisi,
Su ve Yeşil’in aydınlığında iş dünyasının bir araya gelmesi
Su ve Yeşil’in akademi dünyasınca değerlendirilmesi
Su ve Yeşil’in dinlerdeki yeri
Suyun enerjideki önemi
Su ve Yeşil için diyalog
Marmara Grubu Vakfı olarak 11, 12, 13 Mayıs 2026 günleri tertipleyeceğimiz 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde; Gezegenimizin, 21. yüzyılın en sessiz ama en derin krizlerinden birinin içinden geçtiği bugünlerde: su ve yeşilin hızlı tükenişi temasını ele alacağız. Ne yazık ki bu kriz yalnızca doğayı ilgilendiren bir mesele olmaktan çıkmış durumda; bugün sosyal yaşamdan ekonomi politikalarına, toplumsal barıştan şehirlerin geleceğine kadar her alanda etkisini gösteren büyük bir dönüşümün habercisi hâline geldi.
Son 50 yılda dünya üzerindeki sulak alanların %35’ten fazlası yok oldu, küresel orman varlığının ise milyonlarca hektarı tarım, madencilik ve kontrolsüz kentleşme baskısı nedeniyle kaybedildi. Ormansızlaşmanın en yoğun yaşandığı bölgelerde kuraklık, göç, yoksulluk ve toplumsal gerginlikler belirgin şekilde arttı. Bir zamanlar mevsimlerin döngüsüyle yaşayan toplumlar, bugün su savaşları, gıda güvensizliği, istemsiz göç, ihtilaflar ve hızlı kentleşmenin yarattığı sosyal eşitsizlikler ile karşı karşıya.
Bu tablo, yalnızca ekolojik bir alarm değil; aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliği tehdit eden, sosyal dokuyu zayıflatan ve toplumların geleceğini doğrudan etkileyen kapsamlı bir krizdir.
İşte tam da bu nedenle, gezegenimizin karşı karşıya olduğu bu kritik dönemeçte devlet ve siyaset insanlarını, akademisyenleri, yerel yöneticileri, iş insanlarını, STK temsilcilerini ve dini önderleri 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde bir araya getireceğiz.
Toplumsal Etkileri Anlamak:
Su kaynaklarının azalmasıyla artan istemsiz göç akımları, kırılgan toplulukların yaşadığı ekonomik baskılar, terör ve ihtilaflar şehirlerde yükselen yaşam maliyetleri ve çevresel adaletsizlikler masaya yatırılacak.
Somut Örnekleri Görmek:
Brezilya orman yangınlarının kıtalar arası hava kalitesini nasıl etkilediğinden, Orta Doğu ve Afrika’daki kuraklık nedeniyle yerinden edilen milyonların yarattığı sosyal gerilimlere kadar çarpıcı örnekler tartışılacak.
Çözüm İçin Birlikte Üretmek:
Bilimsel veriye dayalı öneriler, su yönetimi modelleri, yeşil altyapı uygulamaları, şehir ölçeğinde dayanıklılık stratejileri ve toplum temelli ekolojik hareketler katılımcılarla birlikte şekillendirilecek.
1. Su ve yeşil alan kaybının toplumsal, ekonomik ve kültürel etkilerini analiz etmek
2. Yerel ve küresel ölçekte iyi uygulama örneklerini paylaşmak
3. Kentlerde ve kırda uygulanabilir çözüm stratejileri geliştirmek
4. STK’lar, kamu kurumları ve akademi arasında sürdürülebilir bir iş birliği ağı kurmak
5. Gelecek nesiller için yaşanabilir bir gezegen fikrini güçlendiren ortak bir vizyon oluşturmak
Gezegenimizin geleceğini, bir avuç uzmanla değil; devlet adamlarıyla, siyaset insanlarıyla, akademisyenlerle, iş insanlarıyla, din adamlarıyla ele almak zorunda olduğumuza inanıyoruz. Su, ormanlar ve yeşil alanlar yalnızca doğanın değil, toplumsal yaşamın, kültürün ve insan onuruna yakışır bir hayatın temelidir.
İşte bu nedenle 11, 12, 13 Mayıs 2026 günleri tertipleyeceğimiz 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, sadece bir etkinlik değil; ortak sorumluluk duygusunun ve kolektif çözüm arayışının güçlü bir buluşma noktasıdır.
Küresel Sorun
DEMOKRASİ, KADINLAR VE BARIŞIN GELECEĞİ
Yaşanmakta olan savaş ve ihtilaf dönemleri kadın hakları açısından genellikle büyük bir gerileme ve kırılma yaratmaktadır. Savaş öncesinde sınırlı da olsa var olan hukuki ve toplumsal haklar, güvenlik ve hayatta kalma kaygılarının öne çıkmasıyla çoğu zaman ikinci plana itiliyor. Savaş sırasında kadınlar hem zorunlu göç, yoksulluk ve şiddet gibi ağır koşullarla karşı karşıya kalıyor hem de bakım emeğinin büyük bölümünü üstlenmek zorunda kalıyorlar. Yine de sağlık, yardım, üretim ve toplumsal dayanışma alanlarında kritik roller üstlenmelerine rağmen savaş sonrasında barışın kurulma süreçlerinde ve müzakere masalarında kadınların çoğu zaman yeterince temsil edilmediği görülür; bu da kadınların savaş sırasında üstlendikleri sorumluluklara rağmen hak ve karar mekanizmalarındaki yerlerinin yeniden sınırlanmasına yol açabilir.
Gücün Hukuku Yeniden Yazdığı Bir Dünyada:
KADIN HAKLARI
Küresel ölçekte gücün dengesi yeniden şekillenirken, hukuk normları da bu dönüşümden doğrudan etkilenmektedir. Yazılı sözleşmeler, anayasal güvenceler ve uluslararası taahhütler varlığını korusa da günümüzde hukukun uygulanması giderek daha seçici, daha kırılgan ve daha siyasal hâle gelmiştir. Bu süreçte kadın hakları, çoğu zaman krizlerin, güvenlik kaygılarının ve ekonomik daralmaların ilk zayıflatılan alanı olarak öne çıkmaktadır.
Avrupa Birliği, uzun yıllar boyunca kadın hakları konusunda norm koyucu bir aktör olarak kabul edilmiştir. Ancak bugün hem Avrupa’da hem de Avrasya coğrafyasında, kadınların hukuken tanınmış haklarının uygulamada nasıl aşındığı, nasıl ertelendiği ya da kültürel, ekonomik ve siyasal gerekçelerle geri plana itildiği tartışılmaktadır. Bu panel, kadın haklarının yalnızca bir sosyal politika başlığı değil; hukukun meşruiyeti, demokrasinin niteliği ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından temel bir gösterge olduğu fikrinden hareket etmektedir.
29.Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde düzenlenecek panel kapsamında, gücün hukuku yeniden tanımladığı bu yeni dönemde kadınların karşı karşıya kaldığı yapısal riskler ele alınacak; hukuki metinler ile toplumsal gerçeklik arasındaki açılma tartışılacaktır. Aynı zamanda, Avrupa Birliği ve Avrasya perspektifleri karşılaştırılarak, kadın haklarının korunması için hangi yeni araçlara, hangi siyasal iradeye ve hangi uluslararası iş birliklerine ihtiyaç duyulduğu masaya yatırılacaktır.
Değişen Küresel ve Ekonomik Değerler Işığında;
AVRUPA BİRLİĞİ’NİN SINAVI
Türkiye bekleyen bir aktör mü?
Yoksa aktif bir stratejik ortak mı?
Küresel güç dengelerinin hızla değiştiği, ekonomik kuralların yeniden yazıldığı bir dönemde Avrupa Birliği, kuruluş ilkeleri ile yeni dünya düzeninin sert gerçekleri arasında kritik bir sınavdan geçmektedir. Jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi ve teknolojik rekabet; AB’nin yalnızca ekonomik değil, siyasi ve stratejik kapasitesini de test etmektedir. Bu toplantı, Avrupa Birliği’nin küresel dönüşüm karşısındaki konumunu, güçlü ve kırılgan yönlerini bütüncül bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır.
29.Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Avrupa Birliği’nin “norm koyucu güç” iddiası ile stratejik otonomi arayışı arasındaki gerilim; korumacılığın geri dönüşü, yeşil dönüşümün ekonomik maliyeti ve güvenlik alanındaki bağımlılıkları çerçevesinde tartışılacaktır. Aynı zamanda, AB içindeki siyasi ayrışmaların ve toplumsal dönüşümlerin Birliğin karar alma süreçlerine etkisi değerlendirilerek, Avrupa’nın küresel rekabetteki geleceği masaya yatırılacaktır.
Bu bağlamda Türkiye–Avrupa Birliği ilişkileri ve özellikle Gümrük Birliği, değişen küresel değerler ışığında yeniden ele alınacaktır. Türkiye’nin AB ile ekonomik entegrasyonunun sınırları, güncellenmeyen yapının yarattığı asimetriler ve yeni küresel ekonomiyle uyum ihtiyacı tartışılırken; Türkiye’nin bu tabloda bekleyen bir aktör mü yoksa aktif bir stratejik ortak mı olacağı sorusuna birlikte yanıt aranacak, yeni donemde AB'nin olası gelecek senaryoları tartışmaya açılacaktır.
Gelin, birlikte hem bugünü hem yarını koruyacak bir yol haritası oluşturalım.


