Haberler

22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

1 Ekim 2018 Pazartesi - Okunma: 433
22. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ

22 Yıllık Bir Barış ve Diyalog Projesi

Geleceğe Sorumluluk

 

"Demokrasiyi kurgulayabilmek için sivil toplum vazgeçilmez ön koşuludur. Sivil toplum öyle bir toplumdur ki, bir problem çıktığı zaman, o problem ne türden olursa olsun, insanlar gönüllü şekilde bir araya gelirler, kaynaklarını, bilgilerini, enerjilerini birleştirip seferber ederek o problemin çözümü için çalışırlar."

Alexis de Tocqueville

"Democracy in America"

 

Marmara Grubu Vakfı olarak, sivil toplum kimliğimizle barış, istikrar ve refahın bölüşülmesi için ulusal ve uluslararası alanda çalışmaları gerçekleştirmeyi sürdürmekteyiz.

 

Teknolojinin siyasetin yerini aldığı ve yapay zekanın bizleri makineleşme ortamına sürüklediği günümüzde Marmara Grubu Vakfı olarak toplumsal bilinci ve gönüllülüğü geliştirmeye çalışmaktayız.

 

Ortak bakış, ortak çıkar, ortak duyarlılık ve ortak talep temelinde gönüllü olarak bir araya gelerek devlet dışında kalan alanlarda etkinlikler gerçekleştiren Marmara Grubu Vakfı, demokrasinin ve serbest piyasa ekonomisinin yaşamasına büyük özen ve dikkat göstermektedir.

 

Toplumsal sorunlarla uğraşırken şeffaflığa ve hesap verebilirliğe özen ve dikkat göstermekteyiz.

Sivil anlayışı, siyasal toplumun karşıtı olarak değerlendirmek de yanlıştır. Zira sivil düşünce bağımsız ve kendine özgü kuralları olan bir anlayış ve anlatış biçimidir.

 

Marmara Grubu Vakfı olarak 33 yıldır dikkatle ve özenle barış yolunda kültürel bir birliktelik yaratmak için çalışmaktayız.

 

Bugün 17 ülke ile yüksek ilişkiler içinde olan ve uluslararası alanda saygın partnerlerle çalışmalarını sürdüren Marmara Grubu Vakfı, yirmi iki yıldır, bir barış ve diyalog projesi olarak Avrasya Ekonomi Zirvelerini gerçekleştirmektedir.

 

22. Avrasya Ekonomi Zirvesi

 

"TEKNOLOJİNİN GELİŞİMİ VE İNSANLIĞI BEKLEYEN GELECEK"

ENERJİ'DE, EKONOMİ'DE YAPAY ZEKÂNIN ROLÜ NEDİR? DİNLERİN TEKNOLOJİNİN GELİŞİMİNE ETKİSİ OLABİLİR Mİ?

 

Bugün dünyaya gelenlerin 22. yüzyılda yaşayacaklarını varsayarak, yapay zekânın çözüm mü tehdit mi oluşturacağının sorumluluğu içinde enerjide, ekonomide ve sosyal hayatta teknolojinin gelişimini ve insanlığı bekleyen geleceği 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde "Geleceğe Sorumluluk" başlığı altında ele alacağız.

 

Gene 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde geleceğe dinlerin etkisi ne olabilir? sorusuna da cevap bulmaya çalışacağız.

 

Küreselleşme düşüncesinin sahip değiştirdiği dünyamızda Bir Kuşak-Bir yol düşüncesinin yol haritasında oluşacak yeni küresel boyutları da tartışmaya açacağız.

 

Popülizm kültürünün ulaştığı doruk noktada geleceğimizi şekillendirecek popülist tartışmaların boyutlarını da ele alacağız.

 

YAPAY ZEKÂ ÇÖZÜM MÜ? TEHDİT Mİ? 

 

Dünya dengesiz bir gidiş içinde!

 

Bir dijital bilgisayar gibi işlemeyen, ancak insan beyninin görevlerini tamamladığı analog yılı taklit eden yapay zeka nerede, nasıl bir yer alacaktır?

 

Enerji verimliliği, ölçülebilirlik ve paketleme yoğunluğu açısından bugün sınırsal işlevselliğe sahip yapay zekanın ses tanıma, desen tanıma özellikleri nereye varacak?

 

Bu konuları da 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde tartışmaya açacağız.

 

Afrika'da içme suyunun geleceği söz konusu iken bir başka ülkede Mars'ta maden kaynaklarının paylaşılmasının hesabı yapılmakta benim ülkemde de yerli otomobilin imalatı konuşulmaktadır.

 

Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmenin sonucu meydana gelecek değişiklikleri ve bu değişiklikten kaynaklanan ve yaygınlaşan terörizm konusuyla ele alacağız.

 

 

Teknolojinin inanılmaz gelişmesiyle ortaya çıkan yapay zekâyı değerlendireceğiz.

 

Dinlerin teknolojinin ilerlemesine, terörizmin rahatsızlığına karşı etkisi ne olabilecektir?

 

 

Bütün bu maddi konuları maneviyat olarak da dinlerin etkisi ne olabilir diyerek konuşacağız.

 

  
SU ve ENERJİ

Su hayattır. Suya muhtaç bir yaşam döngüsü içinde bulunmamıza rağmen dünyadaki suların ancak %2,5'i tatlı sudur. Bunun da %70'i buzullarda, toprakta, atmosferde, yeraltı sularında bulunur ve kullanılamaz durumdadır. Diğer taraftan nüfusun hızla artması, buna karşılık su kaynaklarının sabit kalması sebebiyle su ihtiyacı her geçen gün artmakta ve suyun stratejik önemi gün geçtikçe en üst seviyeye çıkmaktadır.

 

Dünyada kişi başına su tüketimi yılda ortalama 800 m3 civarındadır. Dünya nüfusunun yaklaşık %20'sine karşılık gelen 1,4 milyar insan yeterli içme suyundan mahrum olup, 2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasrettir.

 

Buna ek olarak, 2050 yılında su sıkıntısı çeken ülkelerin sayısı 54'e, bu şartlarda yaşamak zorunda kalan insanların sayısı 3,76 milyara yükselecektir. Bu durum 2050'de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun %40'ının su sıkıntısı çekeceği anlamına gelmektedir.

 

Suyun canlı yaşamı için bu kadar önemli olmasının yanı sıra ülkelerin ekonomilerine doğrudan ettiği de önemli bir gerçektir. Su aynı zamanda üretim ve enerji anlamına da gelir ki enerji, her ülke için kalkınma, refah, istikrar ve hayat kalitesi demektedir. Su enerjisi alanında yaşamakta olduğumuz ve karşılaşacağımız problemleri 22. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde masaya yatıracağız.

 

KÜRESELLEŞMENİN YENİ BOYUTLARI

 

Uluslararası bir düşünce etkinliği olarak dünyada kabul gören Avrasya Ekonomi Zirveleri'nin yirmi ikincisinde Çin, Hindistan gibi yeni küresel aktörlerin jeopolitik yapının değişimini sağlayıp sağlayamayacağını da tartışacağız.

 

Toplam nüfusları üç milyona yaklaşan Çin ve Hindistan'ın pazar payları, birleşik ticaret alanlarının uluslararası arenada genişlemiş Avrupa Birliği ile ilişkisi ne olacaktır?

 

Küreselleşme gelecekte her şeyi içine alan ve etkileyen mega-trend bir güç olmayı sürdürecek midir?

 

Küreselleşmenin geleceğinde hükümetlerin, hükümetler dışı aktörlerin, özel şirketlerin ve STK'ların ne gibi etkisi olacaktır?

 

Gelecek yaygın güvensizlik hissini nasıl yok edebilecektir?

 

 
POPÜLİZM
 

Küresel kabul görüşlere karşı oluşan popülizmin nerelere ulaşacağını gündeme taşıyacağız.

 

ABD ve Avrupa başta olmak üzere, küresel çapta yükselen, fakat aslıyla pek ilgisi kalmamış olan ve günümüzde halkın bir kısmının halkın tamamı olduğunu idea ettiğini çarpık popülizm dalgasının etkileri gelecekte nereye ulaşacak? 

 

Bütün bunları enerji kaynaklarının geleceği ile ekonominin varacağı boyutlarla konuşmaya açacağız. 

 

Sürdürülmekte olan ekonomik gelişme, askeri kapasitenin artırılması ve yüksek nüfuslu ülkelerin ekonomik ve politik güçlerinin hızlı yükselişleri, beklentilerinin karşılığı olabilecek mi?

 

Son Haberler

Çok Okunanlar

Yaklaşan Etkinlikler