Marmara Grubu Vakfı Logosu
Marmara Grubu Vakfı · Haber Arşivi

Haber Arşivimiz

Geçmiş dönem haberlerimiz · Arşiv sayfası 272/388

16 Kasım 2017

Dr. Akkan Suver Çin Halk Cumhuriyeti’nde düzenlenen Think-Tank konferansında

Dr. Akkan Suver Çin Halk Cumhuriyeti’nde düzenlenen Think-Tank konferansında

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. AkkanSuver, ÇinHalkCumhuriyeti'nde tertiplenen 19. PartiKongresi'nden sonra gerçekleştirilen ve otuz iki ülkenin üst düzey düşünce kuruluşlarıyla oluşturulan "Think - Thank" konferansına katılarak bir konuşma yaptı. Dr. Akkan Suver yaptığı konuşmada, küreselleşmenin önemini vurguladı ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin dün ortaya koyduğu İpek Yolu felsefesinin gerçekte yarınlarımızın felsefesi olduğunu anlattı.

Aralarında Japonya Eski Başbakanı Yasuo Fukuda, Fransa önceki Başbakanı Dominique de Villepin, Pakistan Önceki Başbakanı Shaukat Aziz'in bulunduğu devlet adamlarının yanı sıra Afrika Politika Enstitüsü, Latin Amerika Araştırmaları Enstitüsü, Küba Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hindistan Araştırmalar ve Gözlem Vakfı, Finlandiya Düşünce Akademisi, Polonya Sosyal ve Ekonomik Araştırma Merkezi, Rusya Arkeoloji ve Entoloji Halk Bilimler Akademisi, Belarus Sosyoloji ve Milli Bilimler Akademisi, Özbekistan Strateji Geliştirme Merkezi, Brezilya Uluslararası Araştırma Merkezi, Malezya Stratejik ve Uluslararası İncelemeler Merkezi, İtalya Uluslararası İşler Enstitüsü gibi kuruluşlarla üniversitelerin katılımıyla gerçekleşen sempozyumda Çin Sosyal Bilimler Akademisi ev sahipliği yaptı.

Sempoyum sonrası Dr. Akkan Suver'in Gözlem Gazetesi'nde yayınlanan makalesi aşağıdadır:

Birkaç gündür Pekin'deyim. Çin Halk Cumhuriyeti'nde tertiplenen 19. Parti Kongresi'nden sonra gerçekleştirilen ve otuz iki ülkenin üst düzey düşünce kuruluşlarıyla oluşturulan "Think - Thank" konferansında ülkemizi temsil ediyorum.

Fransa önceki Başbakanı Dominique de Villepin, Pakistan önceki Başbakanı Şevket Aziz ile Japonya önceki Başbakanı Yasuo Fukuda'nın katıldığı "Think - Thank" konferansında uluslararası ilişkiler sivil kanaat önderlerinin özgür düşüncelerini paylaştığı bir platformda ele alındı.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in bir felsefe olarak ortaya koyduğu İpek Yolu Ekonomik Kuşağı isabetli görüşünü katılımcıların tamamının benimsemiş olduğunu tespit ettiğimiz konferansta Çin Halk Cumhuriyeti'nin ekonomide olduğu kadar büyüme ve gelişmede de kat ettiği mesafeyi her konuşmacı ayrı ayrı gündeme getirdi.

Amerikan Başkanı Donald Trump'ın ziyareti, onu takiben APEC toplantısı ve bu hafta gerçekleşecek Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşmesi Başkan Xi Jinping'in dünya siyasetinde önemli bir aktör olmasının göstergesi olarak nitelenmektedir.

Bu arada hemen eklemeliyim ki; motosikletlerin, bisikletlerin Pekin'i artık yok. Son model otomobiller her yerde! Ve büyük cadde ve otoyollara rağmen kalabalık ve de sıkışık bir trafik! Havaalanından otelimiz otuz kilometre uzaktaydı. Bir buçuk saatte ancak gelebildik.

Görüşebildiğim katılımcılar bu büyümeyi, gelişmeyi takdir ediyorlar.

Konuştuklarımıza gelince; konferansa katılanlar özenle ve dikkatle Çin Halk Cumhuriyeti'nin son yıllarda küreselleşme alanında ortaya koyduğu düşüncelere vurgu yaptılar.

Artık küresel insan, küresel düşünce, küresel ticaret, küresel hukuka doğru bir yöneliş var.

İnsanlar demokrasi kadar güvenliğe de önem veriyorlar.

Gene yarının insanın vatandaş olarak, bir başka ülkede yaşayıp, bir diğer ülkede iş yapabileceğinden söz ediliyor. Şöyle ki, Türk vatandaşı, İspanya'da yaşayacak, Pakistan'da iş yapacak. Yarının küresel dünyasında, küresel insan böyle değerlendiriliyor.

Çin'in İpek Yolu düşüncesi ile Pekin'i Londra'ya ulaştırmakla kalmayacağı aynı zamanda kültürleri, insanları, dilleri, dinleri birbirine yakınlaştıracağı da katılımcıların övgüyle ortaya koydukları bir düşünce olarak konferansta şekillendi.

Ben de yaptığım sunumda küreselleşmenin önemini vurguladım ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin dün ortaya koyduğu İpek Yolu felsefesinin gerçekte yarınlarımızın felsefesi olduğunu anlattım.

Bu arada CCTV televizyonuna ülkem Türkiye'nin İpek Yolu'na verdiği önemi anlatan bir de mülakat verdim.

Özetlemek gerekirse Çin, çağı yakalayıp öncülüğüne soyunmuş durumda! Önemli bir aktör olarak dünya arenasında yerini almış olan Çin Halk Cumhuriyeti teknolojinin yanı sıra endüstrisini ve ekonomisini de küresel kılmış bulunmakta.

10 Kasım 2017

EBEDİYETE İNTİKALLERİ’NİN 79. YILINDA BÜYÜK ATATÜRK’Ü RAHMET, SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ

EBEDİYETE  İNTİKALLERİ’NİN 79. YILINDA BÜYÜK ATATÜRK’Ü RAHMET, SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ

Ebediyete intikallerinin 79. Yılında Marmara Grubu Vakfı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Büyük Atatürk'ü rahmet, saygı ve özlemle anarken, sivil toplum kimliğimizle açıklamak isteriz ki; Büyük Atatürk eserleriyle ve yol gösterici büyük önderliğiyle Milletimizin çağdaş değerlerine öncülük etmektedir.

Türk Milletinin olduğu kadar mazlum milletlerin de kendilerine rehber aldıkları Büyük Atatürk’ün Heykellerini, Büstlerini gittiğimiz yabancı ülkelerde de devamlı olarak görmekteyiz. En son Moldova’ya yaptığımız ziyarette de Atatürk’ün Büstü önünde Marmara Grubu Vakfı’ndan Şamil Ayrım, Cafer Okray ve Dr. Akkan Suver 6 Kasım 2017 günü biraradalar.

Büyük Atatürk Vatan Sana Minnettardır.

(Moldova-6 Kasım 2017) 

7 Kasım 2017

Viyana Ekonomik Forum’undan Marmara Vakfı’na Büyük Ödül

Marmara Grubu Vakfı Viyana Ekonomik Forumu tarafından 2017 yılı Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Ödülü Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver’e Viyana Ekonomik Forumu Başkanı Dr. Günther Rabensteiner ve Genel Sekreter Büyükelçi Prof. Dr. Elena Kirtcheva birlikte sundular. Marmara Grubu Vakfı Viyana'da tertiplenen 14. Viyana Ekonomik Forumu'na Dr. Akkan Suver ve Ali Rıza Arslan’dan oluşan bir heyetle katıldı. Dr. Akkan Suver'e Viyana Ekonomik Forumu Başkanı Dr. Günther Rabensteiner ve Genel Sekreter Büyükelçi Prof. Dr. Elena Kirtcheva tarafından verilen Büyük Ödül Töreninde Makedonya Başbakanı Zoran Zaev, Montenegro (Karadağ) Ekonomi Bakanı Dragica Sekulic ve Kosova Kalkınma Bakanı Valdrin Lluka da hazır bulundu. “Viyana Gelecekteki Diyalog 2017" başlıklı 14. Viyana Ekonomik Forumu'nda, Dr. Akkan Suver; Viyana Ekonomik Forumu'nun çalışmalarına Marmara Grubu Vakfı'nın verdiği önemi ortaya koyan bir konuşma da yaptı.

Dr. Akkan Suver ve Ali Rıza Arslan Viyana'da bulundukları zaman zarfında Avusturya önceki Cumhurbaşkanı Dr. Heinz Fischer, önceki Avusturya Savunma Bakanı Werner Fasslabend, Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Mehmet Ferden Çarıkçı ve Montenegro (Karadağ) Büyükelçisi Ivan Milic tarafından da ayrı ayrı kabul edildiler. Kabuller sırasında Birol Kılıç ve Mustafa Vural da Dr. Suver ve Arslan’a eşlik ettiler.
 


 

5 Kasım 2017

Gagavuzya’daydık

Marmara Grubu Vakfı Gagavuzya 3.Yatırım Toplantısı çalışmaları çerçevesinde Kişinev’e ve Komrat’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Dr. Akkan Suver, Şamil Ayrım ve Cafer Oktay’dan oluşan Marmara Grubu Vakfı heyeti önce Moldova önceki Cumhurbaşkanı Petru Lucinschi tarafından öğle yemeğinde misafir edildiler. Yemek sonrası Gagavuzya Başkanı İrina Vlah tarafından kabul edilen Marmara Grubu Vakfı Heyeti Kişinev Büyükelçisi Hulusi Kılıç’ı makamında ziyaret etti.

Komrat’ta tertiplenen 3.Gagavuzya Yatırım Toplantısına katılan Marmara Grubu Vakfı Heyeti adına Dr. Akkan Suver katılımcılara hitap etti. 5 Kasım Günü tertiplenen Ananevi Gagavuzya Bayramı’na katılan Heyet, Gagavuzlar tarafından büyük ilgi gören bir ziyaret gerçekleştirdi.

Dr. Akkan Suver’in Gagavuzya’da yaptığı konuşma metnini aşağıda bulabilirsiniz

Değerli Gagavuzyalı Kardeşlerim.

Konuşmama seksen altı yıl önce oluşan Türkiye-Gagavuzya ilişkilerinden söz ederek başlamak istiyorum. Bu vesileyle de üç değerli insanı anarak onların ortaya koydukları birlikteliğimizin önemini gündeme getirmek arzusundayım.

Gagavuz coğrafyasının Büyük Bilim Adamı Mihail Çakır.

Türk milliyetçiliğinin önemli ismi Hamdullah Suphi Tanrıöver.

Ve Büyük Atatürk.

1861 ile 1938 yılları arasında yaşamış olan Büyük Bilim Adamı Mihail Çakır, İncil'i Gagavuz diline çevirmiş kişidir.

Gene Mihail Çakır, Gagavuz dilinin yaşamasını sağlamış bir şahsiyettir.

Önemli kitabı, "Besarabyalı Gagavuzlar'ın İstoryası"nda aynen şunları yazmıştır:

"Başka milletler Gagavuzları, yumuşak huylu, barış sever, çabuk anlaşıp kaynaşabilen insanlar olarak kabul etmişlerdir. Bütün bunlar, Gagavuzların karakteri, hissiyatı, adet ve alışkanlıklarını ifade ediyor ki; Gagavuzlar halis Türk'tür. Dilleri de halis Türk dilidir. Bütün meşhur tarihçiler ifade ediyorlar ki; Gagavuzlar, Oğuzlardan yani onların soyundan gelmektedirler."

Bu düşüncenin sahibini 1931'de tanıyan Türkiye'nin Bükreş Büyükelçisi Hamdullah Suphi Tanrıöver Mihail Çakır'ı Büyük Atatürk'e haber verir. Yaptıklarını öğrendikten sonra Büyük Atatürk, eserleri ve düşünceleri ile Gagavuzlara milli bir kimlik kazandıran Mihail Çakır'a hizmetlerinden dolayı diploma ve madalya göndermiştir.

Mihail Çakır'ın ortaya koyduğu değerli bilgilerin ışığı altında Büyükelçi Hamdullah Suphi Tanrıöver, Gagavuzya'nın gençlerini okutmaya Türkiye'ye göndermiş ve İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar da her yıl bu göndermeyi sürdürmüştür.

Bugün burada Mihail Çakır'ı, Hamdullah Suphi Tanrıöver'i ve Büyük Atatürk'ü anarak konuşmamı sürdürmek istiyorum.

Binaenaleyh Gagavuzlar, sizler bizim kardeşlerimizsiniz. İnsanlık tarihinde her türlü olaya rağmen sizler gibi geleneklerini ve dillerini korumuş bir başka topluluk yoktur. Gagavuzlar, Türkiye - Moldova işbirliğinde, bu işbirliğine renk katmak, güç katmak bakımından çok önemli bir köprüdür. "Beraber çalış, beraber kazan, beraber yaşa" düşüncesinde Moldova'nın zenginliğinde katma değer sahipleridir.

Şimdi konumuza dönelim.

Burada Gagavuzya'da yatırım konuşuyoruz.

Elverişli iklimi, eşsiz coğrafyası, zengin toprakları ve biyolojik çeşitliliği Gagavuzya'yı tarım, gıda, tekstil ve sanayi alanlarında cazibe merkezi kılmaktadır. Bugün burada altmışın üzerinde Türk şirketi bulunuyor. Bu sayı yeterli değildir.

Artması gereklidir. Ben bu konuda, sivil toplum kimliğimizle yıllardır önemli bulduğum bir meseleyi bugün burada yeniden gündeme getirmek istiyorum.

Gagavuzya, İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de mutlaka bir temsilcilik açmalıdır. Diplomatik olarak burada elastikiyet gösterip Moldovalı kardeşlerimizin devlet hükümranlık haklarına zarar vermeden, Gagavuzların temsilcilik açmalarını önemli bulmaktayım. Bu temsilcilik siyasi veya diplomatik temsilcilik olmayıp ekonomik bir temsilcilik ofisi olmalıdır. Dolayısıyla bu ofis iş dünyamıza Gagavuzya'yı yakınlaştırmayı hedef alacak ve Gagavuz kardeşlerimizin özel kimliklerini koruyup geliştirmelerine, daha refah içinde yaşamalarına hizmet edecektir. Bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip Moldova'da tüm Moldovalılar gibi Gagavuzların mesut yaşamaları, Moldovalıları olduğu kadar Türkleri de mutlu kılacaktır.

Bu ofis, Moldova Devleti'ni rahatsız etmemeli, etmeyecek bir şekilde yapılmalıdır. Bundan netice alınması Türkiye - Moldova ilişkilerine güç katacaktır. Daha geniş bir deyimle Moldova ile Türkiye halklarını birbirine daha da yakınlaştıracağına olan inancımla böyle bir ofisin ekonomik açıdan verimli hizmetler vereceğini ümit ediyorum. Zira Türkiye, Moldova ilişkilerine önem vermektedir. İkili alanda olsun, bölgesel ve uluslararası forumlarda olsun, işbirliğimizi geliştirmek için Türkiye'nin her türlü gayreti sarf ettiğini lütfen unutmayınız.

Özellikle de önümüzdeki yıl Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Gagavuzya'ya gelecek olması, ilişkilerimizde yeni bir boyut ve anlam kazandıracaktır.

Bu arada Türkçe de bir söz vardır. Denir ki; kız devlet kurar, oğul ordu kurar. Şimdi Gagaguzya'nın başkanı bir hanımdır. Irina Vlah Hanımefendi'yi buradan selamlıyorum. Bu hanım yaşayan devleti daha da büyütecektir. Buna inancım tamdır.

Bu düşüncelerle yüksek heyetinizi selamlıyor, Türkiye - Gagavuzya ilişkilerinin Sayın Irina Vlah'ın önderliğinde, daha verimli olacağına olan inanç ve ümidiyle saygılarımı sunuyorum.         

2 Kasım 2017

Bangladeş Büyükelçisi Marmara Vakfı’ndaydı

Bangladeş Ankara Büyükelçisi M. Allama Siddiki, Kadir Has Üniversitesi Senato Salonu’nda Marmara Grubu Vakfı’nın misafir konuşmacısı olarak katıldığı interaktif toplantıda, “Türkiye-Bangladeş ilişkilerinin akisleri” konulu bir konuşma yaptı. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın’ın yönettiği toplantıya akademisyenler, işadamları, emekli Büyükelçiler ile bürokratlar katıldılar.

Toplantıda bilateral ve multilateral ilişkilerle Bangladeş’in dünyadaki yerini ortaya koyan Büyükelçi M. Allama Siddiki, Arakan meselesinde Türkiye’nin yaptığı yüksek yardıma da teşekkür etti.

Goldman Sacks tarafından “Doğu’nun Gelecek Mucizesi” olarak adlandırılan Bangladeş özel sektörünün küresel şartlara uygun hizmet verdiğini de örnekleriyle gündeme getirdi.