Marmara Grubu Vakfı Logosu
Marmara Grubu Vakfı · Haber Arşivi

Haber Arşivimiz

Geçmiş dönem haberlerimiz · Arşiv sayfası 271/388

23 Kasım 2017

Dr. Fatih Saraçoğlu Bükreş’te düzenlenen Levant toplantısına katıldı

Romanya Cumhurbaşkanı Emil Constantinescu’nun (1996-2000) evsahipliğini yaptığı "Kültürel diplomasi ile küresel barışa yönelik Levant girişimi" konferansına Dr. Fatih Saraçoğlu Marmara Grubu Vakfı adına katıldı. Levant toplantısının birinci gününde düzenlenen ilk panelde Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver adına konuşma yapan Dr. Fatih Saraçoğlu, ikinci gün ise katılımcılara kendi adına da bir konuşma yaparak, İpek Yolu'na Türkiye’nin önemli katkılarını konuşmasında dile getirdi.

Her iki konuşma büyük ilgi gördü.

Diğer ülkelerden toplantıya katılan misafirlerin yaptıkları konuşmalarında Marmara Grubu Vakfı'ndan övgüyle bahsederek muhtelif atıflarda bulundular. Levant bölgesindeki Türkiye'nin önemi, Dr. Saraçoğlu'nun da birinci konuşmasında sunduğu gibi diğer panel konularında tekrardan vurgulandı.

Türkiye'nin Romanya Büyükelçisi Sayın Koray Ertaş da toplantıya katılarak hem Marmara Grubu Vakfını hem de tüm katılımcıları onurlandırdı.

Dr. Fatih Saraçoğlu'nu Romanya Cumhurbaşkanı Emil Constantinescu’nun (1996-2000) ile birlikte görmektesiniz   

22 Kasım 2017

Suver’i tebrik

Dr. Akkan Suver’e Viyana Ekonomik Formunda verilen “2017 yılı Stratejik Partner” Ödülü münasebetiyle Ankara ve İstanbul’da bulunan yabancı misyon şeflerinden tebrik mektupları ve kutlama mesajları geldi.

Bulgaristan İstanbul Başkonsolosun mesajını ise Konsolos Dimiter Tonev bizzat getirerek Dr. Akkan Suver’e sundu.

 


 

21 Kasım 2017

Brükselde Separatizm tartışıldı

Azerbaycan Diaspora Bakanlığı tarafından düzenlenen uluslararası "separatizm-ayrımcılık" konulu konferans Brüksel'de Marriot Oteli'nde yapıldı. Marmara Grubu Vakfı'ndan Dr. Akkan Suver ile Şamil Ayrım'ın birlikte katıldıkları konferansı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcı Prof. Dr. Ali Hasanov açtı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yushchenko (2005-2010), İsrail Cumhurbaşkanı Dalia İtzik (2007), Bosna Hersek Başbakanı Hasan Muratović (1996-1997) gibi ünlü devlet adamlarının katıldığı konferansa 29 ülke iştirak etti.

Azerbaycan Diaspora Bakanı Nazım İbrahimov'un öncülüğünde tertiplenen konferansta Avrupa Parlamentosu'ndan Ramona Nicole Manescu, İsrail Parlamentosu'ndan Robert İlatov, Ukrayna Parlamentosundan Maxim Kuryachi, Yunanistan Parlamentosu'ndan İoannis Kefalogiannis ve Irak Parlamentosu'ndan Erşad Reşit Fathallah da hazır bulundular. Üç büyük panelle gerçekleşen konferansın üçüncü panelini Dr. Akkan Suver yönetti.

Erşad Reşit Fathallah'ın, Sahil Gasimov'un, Rovshan Rzayev'in, Helga Daub'un, Aurelia Andreyevna Grigoriu'nun, Maxim Shevchenko'nun, Prof. Dr. Guram Rajdenovic Markhulia'nın, Ruslan Shevchenko'nun, Prof. Dr. Oleg Kuznetzov'un, Prof. Dr.Hans-Joachim Heintze'nin, Prof. Dr. Johannes Rau'nun ve Alexander Karavayev'in konuşmacı oldukları Dr. Akkan Suver'in yönettiği panel sonunda bir konuşma yapan Prof. Dr.Ali Hasanov başarıyla nihayete eren konferansın katılımcılarına Azerbaycan Devleti adına teşekkür etti.

Dr. Akkan Suver'in konuşma metni aşağıdadır;

            "Başka bir ülke halkının haklarını gasp eden hürriyete kavuşamaz"   (Jeremy Bentham)

Soğuk Savaş zamanında dünya iki kutupluydu.

Davranışlar önceden öngörülebiliyordu.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla önce dünya küçüldü, özgürlükler arttı.

Küreselleşmenin ve teknolojik imkanların birden bire olağanüstü gelişmesi dünyaya yeni bir düzen getirdi.

11 Eylül 2001 tarihine kadar süren küreselleşme rüzgarı yerini güvenliğin daha önemsendiği bir atmosfere bıraktı.

11 Eylül'ü takip eden on beş yıl içinde de otoriter eğilimler, milliyetçi görüşler ağır basmaya başladı.

Özgürlük mü, güvenlik mi?

Artan aşırı milliyetçilik ve derken istemsiz göç ile başlayan yabancı düşmanlığı popülizme dayanan politikaları öne çıkarmaya başladı.

Küreselleşmede büyük devletlerle baş edemeyen küçük devletlerin ekonomik olarak kaybedenler arasında yer alması o ülkelerde küreselleşme karşıtlarının oluşmasına neden oldu.

Göçmenlerin bu küçük ülkelere gelmesi "benim işimi elimden alacak" diye düşünenler ve pastadan azalan pay sahipleri içe dönük siyasetlere yöneldiler.

Bu da aşırı milliyetçiliği, yabancı düşmanlığını arttırdı. Hollanda'da, Avusturya'da, Macaristan'da, Polonya'da hatta Almanya ve Fransa'da yabancı düşmanı ayrımcı politikaların sahipleri artan prestijlere ulaştılar.

İnsanlık için korkular değişti.

Dünya bir bunalımın eşiğinde.

Ve herkes sorgulamaya başladı; "Dünya nereye gidiyor?"

Bu arada ayrımcılık, ırkçılık gibi uzun yıllardır unutulan düşünceler adeta hortladı.

Huntington yıllar önce "Medeniyetler çatışacak" demişti. Onun aklından geçen Hıristiyan - Müslüman çatışmasıydı. Ama gerçekleşen çatışma; ekonomik refah mı, demokrasi mi, veya daha çok özgürlük mü, daha çok güvenlik mi, arasında seyretmektedir.

İşte bu ortamda Azerbaycan Diaspora Bakanlığı'nın tertiplediği bu uluslararası toplantıyı pek önemsiyorum.

Ve önemli gördüğüm bir başka konuyu da yüksek heyetinize paylaşmak istiyorum.

Biraz sonra Dağlık Karabağ'ı da tartışacağız.

Dağlık Karabağ, Azerbaycan'ın toprağıdır. Zorla gasp edilmiştir. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Birleşmiş Milletler söylüyor. Birleşmiş Milletler'in ağırlığını koymasını bekliyoruz. Ve ayrımcılığı konuşacağımız bugün Ermenistan'ın tek din, tek dil ve tek milletle mono bir devlet kurmaya çalışmasını ayrımcılığa hizmet eden bir davranış olarak göstermeme de lütfen izin veriniz.

Oturumu açmadan önce bir defa daha vurgulamak isterim ki; Dağlık Karabağ sorunu ancak ve ancak Birleşmiş Milletler kararlarıyla görüşülebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ihtilaflı bölgelerin, Ermeni söylemlerinin aksine, özgürleştirilmiş değil, "işgal edilmiş" olduğunu onaylamaktadır. Hatırlanmalıdır ki, uluslararası hukuk, başka bir devlet tarafından işgal edilmiş topraklarını geri almak için güç kullanan devleti suçlu bulmamaktadır. 

20 Kasım 2017

Azerbaycanlı Gençler Şamil Ayrım’ı Unutmadılar

Azerbaycanlı Gençler Şamil Ayrım’ı Unutmadılar

Azerbaycan’dan 25 yıl önce Türkiye’ye gelerek öğrenim gören Azeri gençlerinin oluşturduğu birliktelik Bakü’de Bulvar Otel’de düzenledikleri bir etkinlikle Türkiye’den gelen misafirleriyle yirmibeş yıl öncesini yadettiler. Türkiye’de kendilerine o dönemde ev sahipliği yapan Şamil Ayrım’ı, Köksal Toptan’ı, Hikmet Çetin’i davet eden gençlerin teşekkürlerini sundukları gecede bir konuşma yapan Şamil Ayrım; “-10.000 Türkü o gün bağrına basan, bizler bugün ne kadar isabetli bir karar vermiş olmanın gururu içinde bu projenin yetişmiş evlatlarıyla beraber olmanın mutluluğu içindeyiz.”dedi. Gece Başkan Fariz Cemil’i ve Mahire T. Sadıqova’nın misafirlere Qobustan şehrinin resimleriyle oluşan anı plaketi verilmesiyle sona erdi.

18 Kasım 2017

Türk Dünyasının spor alanında büyük kaybı: Naim Süleymanoğlu

Türk Dünyasının spor alanında büyük kaybı: Naim Süleymanoğlu

Türk Dünyası'na Olimpiyat, Dünya ve Avrupa şampiyonalarında olağan üstü prestij ve şeref kazandıran ve dünyada "Cep Herkül'ü" olarak adlandırılan Naim Süleymanoğlu'nu çok genç yaşta kaybettik. 7 Dünya Şampiyonluğu ile 3 Olimpiyat Şampiyonluğu ve 6 Avrupa Şampiyonluğu kazanan Büyük Şampiyonu'nun ardından basına bir açıklama yapan Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver; "-efsane sporcunun başarıları kimseye nasip olacak başarılardan değildi. Yüksek hatırası Türk gençliğine rehber olacaktır.“dedi.

Dr. Akkan Suver'in açıklaması aynen şöyledir;

"-Naim Süleymanoğlu'nu kaybettik. Uluslararası spor dünyasında mucizeler yaratan Naim Süleymanoğlu yalnız Türkiye Türkleri'nin değil dünya Türklüğünün iftihar kaynağı bir sporcuydu. O sağladığı şöhreti Türk Dünyası'na armağan edecek kadar da alçak gönüllüydü. Kendi kilosunun üç misli ağırlığı kaldıran Naim Süleymanoğlu 63 defa kilosunda rekor kırarak "Cep Herkülü" sıfatına layık görülmüş ve dünyaca ünlü Time Dergisi'ne kapak olmuştu. İnanıyorum ki, yüksek hatırası Türk sporcu gençlerine rehber ve örnek olacaktır. Şimdi genç şampiyon adaylarına düşen O'na layık olacak madalyalara ulaşmak ve O'nun gibi Olimpiyatta ve Dünya Şampiyonalarında Türk Bayrağını dalgalandırmaktır. O olmazı olur kılmıştı. Gençlere düşen de O'nun yolundan gitmek olmalıdır. Spor dünyasının başı sağolsun."