18. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ-İSTANBUL
BİLİM ve teknoloji, tarihin her döneminde siyaset ve ekonomi üzerinde belirleyici rol oynamıştır. 21. yüzyılda yeniden şekillenen dünya nizamı üç temel paradigma üzerine oturuyor: Birincisi, İkinci Dünya Savaşı’nın galibi ABD’nin dünya liderliğini ilan etmiş olması; ikincisi de Sovyetler Birliği’nin serbest pazar ekonomisini tercih ederek yeni Rusya Federasyonu’na dönüşmesidir. Üçüncüsü ise Çin’in gelişmelere ayak uydurmaya çalışması ve dünya ekonomisinde büyük değişmelere yol açmasıdır. Bu etkiler günümüz küresel ekonomisinde mutlak bir yasallık kazanmıştır.
ATOM Çağı, Uzay Çağı, Bilgisayar Çağı derken, şimdi de İnternet Çağı'ndayız. Üstelik İnternet Çağı hepsinden daha önemli ve etkin. "Yeni Ekonomi" olarak adlandırılan bu dönem, sanayi devrimleri ile kıyaslanmayacak büyük değişimlere yol açma potansiyeli taşımaktadır.
İNTERNETİN lokomotiflik yaptığı yeni ekonomi, elektriği, motoru, ulaşım araçlarını, sinemayı, radyoyu ve daha birçok gelişmeyi ortaya çıkaran ikinci sanayi devriminden çok daha büyük ölçüde dünya düzenini ve ekonomiyi etkiliyor. Bir çeşit tektonik dönüşüm yaşanıyor. Zenginlik el değiştiriyor. Yeni duruma ayak uyduramayanlar kaybederken, oyunu kurallarına göre oynayanlar kazanıyor. İlk defa 1969 yılında Ekonomist Peter Drucker tarafından "Enformasyon Ekonomisi" olarak adlandırılan bu süreç, son zamanlarda "Network Ekonomisi" olarak tanımlanıyor. Zira bilgisayarlar hayatımızı önemli oranda etkiledi. Şimdi ise asıl faktör, bilgisayarlar arasındaki bağlantılar. Veri sistemleri arasındaki alış-veriş; yani network, tüm ekonomiyi farklı bir yerlere sürüklüyor ve bu bağlantıların aritmetik olarak çoğalması, beraberinde geometrik büyümeyi getiriyor. Bu ağa yeni katılan her bir üye, tüm ağın değerine değer katıyor. Sistemin dışında kalanlar da bu ağa katılma ihtiyacı duyuyorlar.
YENİ ekonomide fiziksel duvarlar ve sınırlar ortadan kalkmış, neyin nerede üretildiğinin bir önemi kalmamıştır. Sistemler arasındaki veri akışı, uluslararası ticaret ve ekonominin temel motoru olmuştur. Bu yeni ekonomik düzen klasik kalıpların dışında kişiselleştirilmiş birçok deneyimi de beraberinde getirmektedir. Artık "komünite tabanlı ekonomi" modeline doğru bir gidiş başlamıştır. Dolayısıyla üreticiler, bu yeni sistemde azınlıkta olan tüketicileri de hesaba katmak zorundadırlar. Yeni ekonominin sloganı ise; Ekonomist Peter Drucker'ın deyimiyle "Problemle Uğraşma, Fırsat Ara"dır.
18. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ KONU BAŞLIKLARI
FİNANS
NETWORK ekonomisi finans sistemini tamamen değiştirmiştir. Küreselleşen dünyada karar vericilerin vizyon temelli doğru stratejilerle hareket etmeleri gerekmektedir. Zira günümüzün finans sistemi dünün finans dünyasıyla ilişkili değildir. Bugün hesabı olduğu bankaya yılda bir kez bile gitmeyen insanlar dönemini yaşıyoruz. Yeni girişimci kategorileri ortaya çıkmakta ve bu kategorilere kaynak sağlarken klasik değerlendirme yapıları yeterli olamamaktadır.
AYRICA uluslararası sermaye piyasaları hızla derinleşmekte bunun sonucu olarak yerel bankacılık büyük bir dönüşüm içine girmektedir. Network ekonomisi çerçevesinde işe başlayan şirketler hızla uluslararası pazara yönelebilmektedirler.
FİNANS sisteminin olanakları ve vizyonu 18. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin temel konularından birisi olacaktır.
TELEKOMÜNİKASYON
TEKNOLOJİNİN geleceği ironik olsa da yine insanla ilişkilidir.
GELİŞEN teknoloji ve bu durumun endüstriye yansımaları bakımından en önemli değişimin telekomünikasyon şebekelerinin yapısında görüldüğünü söylemek mümkündür. Günümüzde ses, veri, video gibi farklı hizmetler, ortak ve entegre edilmiş şebekeler üzerinden verilebilmektedir. Uydu Teknolojisi, geniş bant ve kablosuz teknolojilerdeki gelişme, geleneksel şebeke yapılanmasını ve pazarlama stratejilerini değişime zorlamaktadır.
BU gelişmeler bir yandan sermaye harcamaları ve faaliyet giderleri bakımından ölçek ve kapsam ekonomilerinin elde edilmesine imkân sağlarken, diğer yandan da farklı iletişim araçlarının bir bütün içerisinde sunulması fırsatı vermektedir.
18. Avrasya Ekonomi Zirvesi Telekom Sektörü’ndeki tüm bu gelişmelerin ayrıntılı bir biçimde ele alınacağı bir platform olacaktır.
BİLİŞİM
HER bir yeni teknolojik gelişim yeni kabiliyetlerin, yeni yeteneklerin oluşumuna neden olmaktadır. İnternet hayatımıza gireli yaklaşık 25 yıl oldu. Oxford'da yapılan bir çalışma yakın gelecekte, bugün yapılan işlerin %43'ünün robotlar tarafından yapılacağının haberini vermektedir. Küreselleşmenin uluslararası ilişkilerde dünyayı bir örümcek ağına dönüştürdüğü önerisinden yola çıkarsak, bilişim ve sosyal ağlar network ekonomisinin en önemli yapı taşıdır.
BİLİŞİM endüstrisi zaman içinde evrimsel dönüşümünü tamamlarken beraberinde ekonomik, sosyal ve kültürel bir çok değişimin de öncüsü olmuştur. Bilişim teknolojileri bir yandan yaşamı kolaylaştırırken diğer yandan başta kişisel veriler ve haberleşme özgürlüğünde yeni değişikliklerin doğmasına neden olmaktadır. Konu bu boyutları ile 18. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde ayrıntılı bir biçimde incelenecektir.
ENERJİ
ÜLKELERİN ekonomik ve sosyal çarklarını döndüren ve yaşam kalitesini belirleyen temel girdilerden biri olan enerji faaliyetlerinin ivme kazanması rekabet gücü ve ulusal güvenlik için stratejik önem arz etmektedir.
ENERJİ değer halkasının yeni ekonomik düzen ve değişimle olan ilişkisi; her geçen gün önemini daha da arttırmaktadır.
YENİ dünya düzeni, insanlığın temel ihtiyaçlarını karşılamak için daha temiz ve daha çvreci enerji kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır.
YAKIN coğrafyamızda çalışmaları tamamlanan ve çağın projesi olarak kabul edilen TANAP ve TAP projelerinin enerji güvenliği meselesiyle enerji ihtiyacı ve çevre ile uyumlu enerji üretimi ve yeni enerji kaynaklarının yaratılması konusu ile sona ermekte olan ucuz enerji dönemi bu bölümün irdeleyeceği konular arasında olacaktır.
DOĞU AKDENİZ, bulunan yeni doğalgaz kaynakları nedeniyle yeni bir uluslararası ilgi ve değer algısı haline gelmekte, bu gelişme yeni siyasal gelişmeleri tetiklemektedir.
AVRUPA, Türkiye ve Ortadoğu'daki petrol, doğalgaz ve elektrik yatırımlarının geleceğiyle ilgili düşüncelerle birlikte yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş, rüzgar, jeotermal, termik santrallerin verimlilik ve gerçeklikleri de 18. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde ele alınacaktır.
ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK
LOJİSTİK sistemler ülkelerin sosyo-ekonomik durumları üzerinde değişimi sağlayan temel taşlardan birini oluşturmaktadır. Ulusal ve küresel pazarlarda milyarlarca ürünün dolaşması ve bu lojistik döngü içinde operasyonel mükemmelliğin artarak son noktaya varması; yüksek kalite, hız, fiyat çemberinin müşteriye ulaşması maliyet dengesini önemli bir hale getirmiştir.
LOJİSTİK ekonomisi, makro düzeyde işletme üzerinde önemli bir değer unsurudur.
DÜNYADA elektronik ticaretin hızlı bir biçimde artması lojistik ve ulaştırma sektörlerinin önemini de arttırmıştır.
ULAŞIM ve lojistik sektörlerinin yeni ekonomik düzendeki değer zincirine olan etki ve katkıları özel bir oturumda konunun ulusal ve uluslararası boyutlarıyla 18. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde irdelenecektir.
BİR EKONOMİ KÖPRÜSÜ: İPEK YOLU
Bir felsefe olarak kabul ettiğimiz İpek Yolu’nun yeniden yapılandırılmasına, Marmara Grubu Vakfı olarak büyük önem vermekteyiz.
Gene Marmara Grubu Vakfı olarak inanıyoruz ki; İpek Yolu projesi tarih çerçevesinde yalnız ticaretin değil, ülkeler arası dostluğun ve barışın pekişmesinde önemli bir rol oynayacaktır.
İpek Yolu felsefesi gerçekleştiğinde, Pasifik Okyanusu ile Baltık Denizi birleşecektir. Ayrıca Orta Asya – Hint Okyanusu’nu Basra Körfezi ile bağlayarak ticareti ve yatırımı kolaylaştırma anlaşmalarının oluşmasını sağlayacak karşılıklı yarar temelinde işbirlikleri geliştirecektir.
İpek Yolu ekonomik ve barış hattının kurulması, uzun vadeli iyi komşuluklara, dostluklara ve yeni ekonomik işbirliklerine de ayrı bir kapı açacaktır. Ortak kazanç temelinde karşılıklı yarar ve güven, eşitlik ve hoşgörü, tecrübe paylaşımı da İpek Yolu’nun karakteristiğidir.
Avrupa ile Asya ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da yoğunlaştırılması, işbirliğinin daha da derinleştirilmesi ve sosyo-kültürel boyutta gelişmelerin oluşması için üzerinde üç milyar nüfusu barındıran İpek Yolu hattı, eşsiz bir potansiyeldir.
18. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde İpek Yolu Oturumu’nda kara ve deniz İpek Yolu’nun önemini de gündeme getireceğiz.
BARIŞA GİDEN YOL
BÜYÜK Atatürk'ün "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" sözünden yola çıkarak, barışın engebesiz bir yolda devamını sağlayabilmek için; dinin hizmetlerini, devlet adamlarının katkılarını, akademisyenlerin bilgilerini, kadınların önsezilerini gündeme getirerek barışa giden yolu arayacağız. Gene barışa giden yolda diyalog olmaksızın son noktaya varılamayacağının sorumluluğuyla diyaloğun önemini vurgulayacağız.
BARIŞIN yolunu bulamayanların kendi sonlarını getirdiklerini belirten John F. Kennedy, insanoğlunun savaşa son vermesini; aksi takdirde savaşın insanoğluna son vereceğini söylemektedir.
GÖNÜLLERDE yer edinememiş, vicdanlarda kabul görmemiş zoraki bir barış sürdürülebilir değildir. Barışa giden yolu 18. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde konunun sahipleriyle arayacağız.


