Marmara Grubu Vakfı Logosu
Marmara Grubu Vakfı · Haber Arşivi

Haber Arşivimiz

Geçmiş dönem haberlerimiz · Arşiv sayfası 300/388

15 Temmuz 2016

Karadağ Cumhuriyeti Bar Belediyesi ile Küçükkuyu Belediyesi Kardeş Belediye oldu.

Karadağ Cumhuriyeti Bar Belediyesi ile Küçükkuyu Belediyesi Kardeş Belediye oldu.

Karadağ Bar Belediyesi ile Türkiye’nin Küçükkuyu Belediyesi’nin kardeş şehir olması münasebetiyle Türkiye’ye gelen Bar şehri Belediye Başkanı Dr. Zoran Srzentić ile Bar Belediyesi Boşnak Partisi Meclis üyeleri, İstanbul’da önce Galatasaray Futbol Kulübünü ziyaret ettiler. Kulüp Başkanı Dursun Özbek tarafından kabul edilen Dr. Zoran Srzentić’e Karadağ İstanbul Fahri Başkonsolosu Dr. Akkan Suver de eşlik etti. Ziyarette Galatasaray Spor Kulübü'nden Başkan Yardımcısı Nasuhi Sezgin Marmara Grubu Vakfı'ndan Cafer Okray, Av. Ercüment Güvercin ve Karadağ Diaspora Başkanı Av. Recep Sancaktar da hazır bulundular.  

Heyet daha sonra Marmara Grubu Vakfı’ndan Dr. Akkan Suver, Av. Ercüment Güvercin ve Kenan Acıkök ile birlikte Küçükkuyu’ya geçti. Burada gerçekleşen kardeş şehir imza protokolünden sonra Bar Belediye Başkanı Dr. Zoran Srzentić Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Balkan’a ve Dr. Akkan Suver’e birer teşekkür plaketi sundu. Cengiz Balkan da Dr. Zoran Srzentić’e, Karadağ Ankara Büyükelçisi Branko Milić’e ve Dr. Akkan Suver’e ayrı ayrı günün anısına birer plaket takdim etti. Daha sonra heyetler Kardeş Belediye olunması anısına Küçükkuyu’da içinde Çocuk Parkı, Açık Hava Sağlıklı Yaşam Merkezi ve Basketbol sahası bulunan "Karadağ Cumhuriyeti 10 yaşında Bar Şehri Parkı" Karadağ Cumhuriyeti, Bar Şehri Belediye Başkanı Dr. Zoran Srzentić, Karadağ Ankara Büyükelçisi Branko Milić, Karadağ İstanbul Fahri Başkonsolosu Dr. Akkan Suver, Bar Belediyesi Boşnak Parti Meclis Üyesi Munib Lićina ve Küçukkuyuluların katılımıyla açıldı.

 

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek  ziyaret sonrası Dr. Zoran Srzentić''e Galatasaray'ın anı hediyesini sundu.  

 

Küçükkuyu Belediye Başkanı Cengiz Baykan ve Bar Belediye Başkanı  Dr. Zoran Srzentić imza töreni sonrası birbirilerine ve Dr. Akkan Suver ile Branko Milic'e ayrı ayrı hediyeler sundular. 

23 Haziran 2016

Marmara Grubu Vakfı Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’i ziyaret etti

20. Avrasya Ekonomi Zirvesi çalışmaları çerçevesinde Marmara Grubu Vakfı’ndan Dr. Akkan Suver ve Şamil Ayrım Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’i makamında ziyaret ederek, gelecek yıl 5-7 Nisan 2017 tarihlerinde yapılacak 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi hakkında bilgi sunumu yaptılar. 

22 Haziran 2016

Dr. Akkan Suver, Şamil Ayrım ve Cengiz Güldamlası’ndan oluşan Marmara Grubu Vakfı Heyeti Azerbaycan’a iki günlük ziyaret gerçekleştirdiler

Dr. Akkan Suver, Şamil Ayrım ve Cengiz Güldamlası’ndan oluşan Marmara Grubu Vakfı Heyeti Azerbaycan’a iki günlük ziyaret gerçekleştirdiler

Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver, Genel Başkan Yardımcısı Şamil Ayrım ve İcra Konseyi Üyesi Cengiz Güldamlası’ndan oluşan Marmara Grubu Vakfı Heyeti, 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi çerçevesinde Azerbaycan’a 2 günlük ziyaret gerçekleştirdi. 

Ziyarette Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Prof. Dr. Ali Hasanov, Milli Meclis Başkanı Oktay Esadov, Başkan Yardımcısı Valeh Alaskerov, Azerbaycan-Türkiye Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Prof. Dr. Ehliman Emiraslanoğlu, Enerji Bakanı Natıq Aliyev, İletişim ve Teknolojileri Bakanı Ramin Guluzade, Bakan Yardımcıları İltimas Mammadov ile Elmir Velizade'yi ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Nizami Caferov ve Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Alper Coşkun'u makamlarında ayrı ayrı ziyaret ederek 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi ile ilgili bilgi sunumu yaptılar.

 

Enerji Bakanı Natıq Aliyev ve Marmara Grubu Vakfı Heyeti 

Marmara Grubu Vakfı Heyeti Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Alper Coşkun'un makamında 

Marmara Grubu Vakfı Prof. Dr. Ehliman Emiraslanoğlu'nun makamında 

Resimde: Prof. Dr. Nizami Caferov, Cengiz Güldamlası, Şamil Ayrım ve Dr. Akkan Suver'i görmektesiniz 

17 Haziran 2016

SÜLEYMAN DEMİREL’İN ANMA TÖRENİNE MARMARA GRUBU VAKFI ADINA ENGİN KÖKLÜÇINAR KATILDI

SÜLEYMAN DEMİREL’İN ANMA TÖRENİNE MARMARA GRUBU VAKFI ADINA ENGİN KÖKLÜÇINAR KATILDI

Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, vefatının birinci yılında dün Ispartada anıldı. “Altı kez kalktığı başbakanlık koltuğuna yedi kez oturan ve 16 Mayıs 1993te 9. Cumhurbaşkanımız seçilen Türk siyasetinin fötr şapkalı BABAsı Süleyman Demirelin vefatının üzerinden bir yıl geçti. Demirelin sonsuzluğa intikalinin 1. yıldönümü anma törenine gazetemizin kurucusu ve Marmara Grubu Vakfı Başkan Yardımcısı Engin KÖKLÜÇINAR Marmara Grubu Vakfı adına katıldı.

Süleyman Demirel için dün Isparta İslamköy Çalca Tepede yapılan törene katılanlar çelenklerin konulması ve saygı duruşundan sonra başta İlhan Kesici olmak üzere aile yakınlarına taziyelerini sundu. Törene en üst düzeyde birçok siyaset adamı, bürokratlar, silahlı kuvvetler mensupları, gazeteciler ve çok kalabalık vatandaş topluluğu katıldı.

Toplantı sonrasında Süleyman Demirel için Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen anma töreninde vizyon filmi, konuşmalar, panel yapıldı. Bu toplantıda ayrıca geleneksel el sanatları öğrencilerinin özel Süleyman Demirel koleksiyonunu içeren serginin açılışı yapıldı. Bu törenlerde Marmara Grubu üyesi İşadamı Mehmet ENERCAN da, KÖKLÜÇINAR’a refakat etti.

 

 

17 Haziran 2016

BSCSIF GENEL KURULU’NDA DR. SUVER KONUŞTU

Karadeniz ve Hazar Denizi Uluslararası Vakfı’nın Bükreş’te toplanan Genel Kurulu’na Marmara Grubu Vakfı adına katılan Dr. Akkan Suver ve Şamil Ayrım, Türkiye’nin Karadeniz politikalarıyla ilgili görüşlerini katılımcılarla paylaştılar.
Dr. Akkan Suver, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Karadeniz’in güvenliği konusunda da bir tebliğ sundu.


Dr. Akkan Suver’in konuşma metni aşağıdadır.

Bir barış ve diyalog adamı olarak kurucusu ve 2013 yılında bir yıl başkanlığını yaptığım bu vakfın bana verdiği sorumluluk ile yüksek heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Karadeniz enerji hatları üzerindeki konumu ile yakın zamanda coğrafi bir bölge olarak önemini artırmıştır. Bir yandan Rusya, bölgedeki eski nüfuzunu kazanmak ve enerji hatları üzerindeki kontrolünü sağlamak için her türlü müdahale yöntemine başvururken, Karadeniz ülkeleri ise genellikle yönlerini Batıya ve özellikle AB’ye çevirmişlerdir. ABD ise Karadeniz’de oluşan güç boşluğunu doldurmak ve güvenliği sağlamak gerekçesi ile bölgeye giriş yapmak istemektedir. Geleceklerini Batı’da gören Karadeniz ülkeleri bir yandan ekonomik gelişmelerini tamamlama peşinde iken özellikle Rusya’nın da müdahil olduğu önemli güvenlik sorunları ile de karşı karşıyadır.

Rusya ve Batı ülkeler arasındaki mücadelenin bir parçası olan bölgede taşların yerine oturması için daha çok zamana ihtiyaç vardır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin kurulmasına öncülük ederek bölgede önemli bir inisiyatif başlatan Türkiye ise AB’ye üyeliği gerçekleşmediği için bölge ile ilgili yeni projeler üretmek konusunda henüz büyük bir inisiyatif almamıştır.

Soğuk Savaş’ın sona ermesi, Doğu ve Batı bloklarının ortadan kalkmasının bir genel sonucu artık Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerini birbirinden ayrı bütünler halinde ele alınması güçleşmiştir. Örneğin Türk-Rus ilişkilerini ne Balkanlardaki ne Kafkasya’daki ilişkilerden bağımsız olarak ele alıp değerlendirmek mümkündür. Türkiye, SSCB’nin dağılmasıyla Karadeniz, Kafkasya ve Orta Asya’yı içine alacak şekilde etnik ve kültürel sınırlarını genişletmiştir. Orta Asya ve Kafkasya ile birlikte ele alındığında, bu coğrafyada üç olası söz sahibi ülke ise Rusya, İran ve Türkiye’dir.

Türkiye’nin bölge ile ilgili yaklaşımı, bölge dışı aktörlerin bölgeye nüfuz etmesine ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde herhangi bir değişikliğe gidecek arayışlara karşıdır. Bu politikanın bir parçası olarak, Rusya Federasyonu ile bölgedeki statükonun değişmemesi üzerine kurulu bir konsensüs sağlanmıştır. Ankara; KEİ, BlackSeaFor ve Karadeniz Uyumu harekâtına vurgu yapmakta, mevcut yapılanmalarla bölgede bilinçli olarak abartılan güvenlik tehditlerine gereken müdahalelerin yapıldığını savunmaktadır. Ne Ankara ne Moskova bölgenin istikrarsızlaştırılmasını istememekte ve demokrasi ile istikrar olgusuna vurgu yapmaktadır.

Karadeniz bölgesi önümüzdeki yıllarda stratejik değerlendirmelerin odak noktasında olmaya devam edecektir. Birçok bölgesel ve küresel dinamiğin etkisinde olmaya aday olan bölge, ilginç bir yol ayırımında gibi gözükmektedir. Ya Avro-Atlantik yapılanmaların ağırlıklı olduğu, yüzünü Batıya çevirmiş, daha saydam, demokratik ve öngörülebilir bir yörüngeye oturacak ve Genişletilmiş Avrupa’nın bir parçası olacak ya da daha belirsiz, Rusya Federasyonu’nun nüfus alanında, bir bölge olma yoluna gidecektir. Her iki senaryoda da anahtar durumunda olan iki husus dikkati çekmektedir. Birincisi AB’nin (bu bağlamda Almanya ve Fransa’nın) ve ABD’nin bölgeye yaklaşımıdır. İkincisi ise Türkiye’nin mevcut istikametleri demokrasi ve ekonomik istikrar ile dengelemesidir.

Sonuç olarak, uluslararası sistem içinde değişen çıkarlar ve öncelikler nedeni ile Karadeniz bölgesi özellikle Avrupa ve Amerika için önemli hale gelmiştir. Bölgenin bazı devletlerinin kendi içinde yaşadıkları ideolojik değişimler de bu devletleri Batıya doğru itmiştir. Amerika ve Avrupa bölgeye farklı temellerde yaklaşsalar da her ikisinin de temel amacı bölge ile daha yakın ve net bir şekilde belirli stratejiler dâhilinde ilişkiler kurmaktır. Bunlardan ABD’nin yaklaşımı Türkiye için Montrö’nün kimi maddelerinin değiştirilmesi talebi nedeni ile kaygılar uyandırmaktadır. Karadeniz bölgesi, büyük güçlerin çarpışma alanı olmaya devam etmektedir. Bölge barışı için Türkiye'nin; AB ve ABD ile Rusya arasında denge unsuru olmayı sürdürmesi gerektiği inancıyla yüksek heyetinizi saygıyla selamlıyorum.