Savaşın, Terörün, İhtilafın ve İstemsiz Göçün İlerisindeki Tehlike SU VE YEŞİLİN TÜKENDİĞİ BİR GEZEGENDE YAŞAMAK Gezegenimizin Su’yu ve Yeşil’i İçin Diyalog
Zahmetli ve Zor Günlerden Geçiyoruz
Savaş Tehditleri!
Ülkeler Arası İhtilaflar!
Suyun Gezegenimizde Her Geçen Gün Azalması!
Yeşilin Yerini Sarıya Bırakması!
Yoksulluğun ayak seslerinin duyulması!
Ve bütün bunların yanı sıra insanların göçe duydukları özlem!
Bu zorluklarla baş edebilmenin az da olsa yükselen seslere katılabilmenin yollarını aramak için 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde bir araya geleceğiz.
TOPLUMSAL ETKİLER ─ RİSKLER ─ ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
Savaşlar, terör, ihtilaflar ve istemsiz göç önemli!
Ama gezegenimizi bekleyen önemli bir tehlike su’yun tükenişi, yeşilin yok olması!
11, 12, 13 Mayıs 2026 günleri 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Gezegenimizin su’ya ve yeşil’e olan ihtiyacı için diyalog çağrısı yapacağız.
Su Diplomasisi,
Su ve Yeşil’in aydınlığında iş dünyasının bir araya gelmesi
Su ve Yeşil’in akademi dünyasınca değerlendirilmesi
Su ve Yeşil’in dinlerdeki yeri
Suyun enerjideki önemi
Su ve Yeşil için diyalog
Gezegenimiz, 21. yüzyılın en sessiz ama en derin krizlerinden birinin içinden geçiyor: su ve yeşilin hızlı tükenişi. Ne yazık ki bu kriz yalnızca doğayı ilgilendiren bir mesele olmaktan çıkmış durumda; bugün sosyal yaşamdan ekonomi politikalarına, toplumsal barıştan şehirlerin geleceğine kadar her alanda etkisini gösteren büyük bir dönüşümün habercisi hâline geldi.
Son 50 yılda dünya üzerindeki sulak alanların %35’ten fazlası yok oldu, küresel orman varlığının ise milyonlarca hektarı tarım, madencilik ve kontrolsüz kentleşme baskısı nedeniyle kaybedildi. Ormansızlaşmanın en yoğun yaşandığı bölgelerde kuraklık, göç, yoksulluk ve toplumsal gerginlikler belirgin şekilde arttı. Bir zamanlar mevsimlerin döngüsüyle yaşayan toplumlar, bugün su savaşları, gıda güvensizliği, istemsiz göç, ihtilaflar ve hızlı kentleşmenin yarattığı sosyal eşitsizlikler ile karşı karşıya.
Bu tablo, yalnızca ekolojik bir alarm değil; aynı zamanda ekonomik sürdürülebilirliği tehdit eden, sosyal dokuyu zayıflatan ve toplumların geleceğini doğrudan etkileyen kapsamlı bir krizdir.
İşte tam da bu nedenle, gezegenimizin karşı karşıya olduğu bu kritik dönemeçte devlet ve siyaset insanlarını, akademisyenleri, yerel yöneticileri, iş insanlarını, STK temsilcilerini ve dini önderleri 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde bir araya getireceğiz.
Toplumsal Etkileri Anlamak:
Su kaynaklarının azalmasıyla artan istemsiz göç akımları, kırılgan toplulukların yaşadığı ekonomik baskılar, terör ve ihtilaflar şehirlerde yükselen yaşam maliyetleri ve çevresel adaletsizlikler masaya yatırılacak.
Somut Örnekleri Görmek:
Brezilya orman yangınlarının kıtalar arası hava kalitesini nasıl etkilediğinden, Orta Doğu ve Afrika’daki kuraklık nedeniyle yerinden edilen milyonların yarattığı sosyal gerilimlere kadar çarpıcı örnekler tartışılacak.
Çözüm İçin Birlikte Üretmek:
Bilimsel veriye dayalı öneriler, su yönetimi modelleri, yeşil altyapı uygulamaları, şehir ölçeğinde dayanıklılık stratejileri ve toplum temelli ekolojik hareketler katılımcılarla birlikte şekillendirilecek. 1. Su ve yeşil alan kaybının toplumsal, ekonomik ve kültürel etkilerini analiz etmek
2. Yerel ve küresel ölçekte iyi uygulama örneklerini paylaşmak
3. Kentlerde ve kırda uygulanabilir çözüm stratejileri geliştirmek
4. STK’lar, kamu kurumları ve akademi arasında sürdürülebilir bir iş birliği ağı kurmak
5. Gelecek nesiller için yaşanabilir bir gezegen fikrini güçlendiren ortak bir vizyon oluşturmak
Gezegenimizin geleceğini, bir avuç uzmanla değil; devlet adamlarıyla, siyaset insanlarıyla, akademisyenlerle, iş insanlarıyla, din adamlarıyla ele almak zorunda olduğumuza inanıyoruz. Su, ormanlar ve yeşil alanlar yalnızca doğanın değil, toplumsal yaşamın, kültürün ve insan onuruna yakışır bir hayatın temelidir.
İşte bu nedenle 11, 12, 13 Mayıs 2026 günleri tertipleyeceğimiz 29. Avrasya Ekonomi Zirvesi, sadece bir etkinlik değil; ortak sorumluluk duygusunun ve kolektif çözüm arayışının güçlü bir buluşma noktasıdır.
Gelin, birlikte hem bugünü hem yarını koruyacak bir yol haritası oluşturalım.
22 Kasım 2024
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi yapıldı
YAPIM AŞAMASINDA
youtube embed codYAPIM AŞAMASINDA
e
youtube
embedcodesgenerator.com
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in mesajlarıyla çalışmalarına başlayan 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ne kırk üç ülke katıldı.
Türkiye’nin Nobel Ödüllü Bilim İnsanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın da hazır bulunduğu 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde konuşmacılar barışın önemini gündeme getirdiler.
Zirve’de Arnavutluk, Hırvatistan, Karadağ, Slovenya, Romanya, Makedonya, Tunus, Moldova, Çekya’nın önceki Cumhurbaşkanları Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte “Barışçıl çözümler ve Barışı yeniden kurmak” temasıyla görüşlerini paylaştılar.
Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl 28.’si düzenlenen Avrasya Ekonomi Zirvesi, İstanbul WOW Hotel Kongre Merkezi’nde dünyanın dört bir yanından gelen devlet adamları, akademisyenler, kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek, “Daha İnsancıl Bir Dünya, Yaşanabilir Bir Dünya İçin Diyalog” temasında buluştu. Zirvede ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin yanı sıra, barış ve vicdan çağrıları da ön plana çıktı.
Marmara Grubu Vakfı’nın 40 yıllık birikimiyle hayata geçirdiği Avrasya Ekonomi Zirvesi, bu yıl bir kez daha küresel barış, ekonomik adalet ve sürdürülebilir geleceğin ana hatlarını belirleyen bir akıl platformuna dönüştü. Başkan Dr. Akkan Suver'in vizyoner liderliği ve evrensel barışa adanmışlığı, zirvenin küresel ölçekteki saygınlığını pekiştirdi.
6-7-8 Mayıs 2025 tarihleri arasında WOW Hotel Kongre salonlarında, Marmara Grubu Vakfı ve İHKİB işbirliğiyle düzenlenen 28. Avrasya Ekonomi Zirvesinde, 43 ülkeden 800’ü aşkın siyasetçi, diplomat, akademisyen ve iş insanı katılım sağladı.
Daha İnsancıl Bir Dünya, Yaşanabilir Bir Dünya İçin Diyalog" temasıyla gerçekleşen zirvede küresel adalet, sürdürülebilir kalkınma ve çok taraflı işbirliği masaya yatırıldı.
Marmara Grubu Vakfı Genel Başkanı Dr. Akkan Suver, açılışta yaptığı konuşmada, "Çatışma yerine diyaloğu, bölünme yerine sağduyuyu tercih ediyoruz" mesajı verdi. Suver, ABD-Çin gerilimi, iklim krizi ve Ukrayna savaşına rağmen "ortak vicdan" çağrısı yaparak, "Avrasya Zirvesi, farklı sesleri birleştiren bir platformdur" dedi. Zirvenin akademik derinliği de dikkat çekti; başta Prof. Dr. Aziz Sancar, İlber Ortaylı, Özgür Çengel ve Uğur Özgöker olmak üzere, tamamı profesörlerden oluşan akademik kadrosu, Marmara Grubu Vakfı’nın kalitesini bir kez daha kanıtladı.
Açılış konuşmasında Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver: sadece bir çağrı değil, aynı zamanda liderliğini yaptığı Marmara Grubu Vakfı'nın temel felsefesinin de özeti niteliğindeydi. “Küreselleşme, artık yeni bir akla ve cesur adımlara ihtiyaç duyuyor. Bu kürsülerde doğacak diyaloglar, dünyayı savaşlardan, ayrışmalardan ve umutsuzluktan kurtaracak yegâne yoldur,” diyerek katılımcılara güçlü bir sorumluluk hatırlatması yaptı ve küresel krizlere karşı "diyalog ve işbirliği" vurgusu yaparak, "Gençlerle birlikte yarınlara hazırlanıyoruz" mesajını verdi.
Zirvenin şeref konuğu, bilim dünyasının gururu, Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar oldu. Bilimsel başarılarıyla insanlığa umut veren Sancar’ın katılımı, zirvenin entelektüel ve etik düzeyini daha da yukarı taşıdı.
Prof. Dr. Aziz Sancar, "Temel bilimler olmadan güçlü ekonomi olmaz" uyarısında bulundu: "Çin, ABD’den fazla bilim yayını yapıyor. Biz de teknolojiyi ithal değil, üretmeliyiz."
Bir diğer önemli akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı ise konuşmasında; "Türkiye'nin Tarihi Mirasına Sahip Çıkmak Zorundayız" diyerek Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirasının korunmasına vurgu yaparak önemli mesajlar verdi.
Ünlü tarihçi, konuşmasında Türkiye'nin geçmişten gelen bilgi birikimini gelecek nesillere aktarmanın önemine değinerek, "Tarihimizdeki büyük dönüşümleri doğru anlamalı ve bu bilgileri gençlerimize aktarmalıyız" dedi.
Ortaylı'nın konuşması, salondaki dinleyiciler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Tarihçi, sözlerini "Bu toprakların değerini bilmeli ve gelecek nesillere en iyi şekilde aktarmalıyız" diyerek tamamladı.
Marmara Grubu Vakfı idrak ettiği 40. yılı münasebetiyle, ebediyete intikal eden üye ve gönüllülerinin adlarını yaşatmak amacıyla onbeş dalda ödül verdi.
Ödüller: Süleyman Demirel Demokrasi Ödülü’nü aile adına İlhan Kesici tarafından, Emil Constantinescu'ya, Haydar Aliyev Türk Dünyası Ödülü’nü Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Reşat Memmedov tarafından, Prof. Dr. Aziz Sancar'a, Zhelyu Zhelev Felsefe Ödülü’nü Bulgaristan İstanbul Başkonsolosu Vassil Petkov Valchev tarafından Prof. Dr. İoanna Kuçuradi'ye, Erhard Busek Yöneticilik Ödülü’nü Dr. Akkan Suver tarafından, Prof. Dr. Asaf Hajiyev'e, Bernard Lewis Tarih Ödülü’nü Hikmet Çetin tarafından Prof. Dr. İlber Ortaylı'ya, George Marovitch Kültürlerarası Diyalog Ödülü’nü Monsenyör Orhan Çanlı tarafından Yusuf Sağ'a, Şahap Kocatopçu İhracatçı Ödülü’nü Dr. Akkan Suver tarafından Mustafa Gültepe'ye, Hüsamettin Kavi Sanayici Ödülü’nü Emre Kavi tarafından Yusuf Hikmet Kaya'ya, Jak Kamhi Sevgi ve Barış Ödülü’nü Cefi Kamhi tarafından, Dr. Hong Tao Tze'ye, Ahmet Samsunlu Çevre Ödülü’nü Kadir Samsunlu tarafından Patrik Bartholomeos'a, Yüksel Çengel Siyaset Ödülü’nü Prof. Dr. Özgür Çengel tarafından Hikmet Çetin'e, Yalçın Sönmez Organize Sanayi Ödülü’nü Nurdan ve Öncü Sönmez tarafından Adem Ceylan'a, Örsçelik Balkan Yaratıcı Düşünce Ödülü’nü Gökçe Balkan tarafından, Prof. Dr. Mutlu Erbay’a, Sami Kohen Basın Ödülü’nü Lale Aldiş tarafından, Sedat Ergin'e, Hadi Türkmen Engelsiz Yaşam Ödülü’nü Sündüz Türkmen tarafından Ampute Milli Futbol Takımı'na sunulmuştur.
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde 40. Yıl münasebetiyle, Marmara Grubu Vakfı’na yüksek emeği geçen; Şamil Ayrım, Mehmet Reis, Kemal Erkan, Nihat Kandaloğlu, Ziyatdin Kasanov, Gülselin Şen, İlkay Şen, Mahmat Saklı, Ece Şahin, Sevil Kulak, Engin Köklüçınar, Turan Sarıgülle, Ertuğrul Kumcuoğlu ve Sezgin Bilgiç’e ÖZEL TEŞEKKÜR ÖDÜLÜ verildi.
22 Kasım 2024
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi
7-8 Mayıs 2025 günleri İstanbul’da gerçekleşecek 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi Barışa giden yolda bir köprü oluşturmanın sorumluluğuyla gerçekleşecek.
Avrasya Ekonomi Zirveleri özgür bir platformdur. Elitlerin bir araya geldiği bir toplantı değil, söyleyecek sözü olan kanaat önderlerinin düşüncelerini özgürce paylaşabildikleri ve seslerini duyurabildikleri uluslararası bir forumdur.
Bu entelektüel platformda devlet adamları, akademisyenler, iş insanları, dini önderler 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde ekonomiyi, enerjiyi, dijital dünyayı, yapay zekayı, sağlığı ve ekolojiyi tartışmaya açacaklardır
Daha İnsancıl Bir Dünya
“Yaşanabilir bir Dünya için Diyalog”
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi, sivil toplum liderleri, siyasetçiler ve politika yapıcılar, dini liderler, iş adamları, akademisyenler ve uzmanlar, sosyal girişimciler ve medyanın yanı sıra 50 ülke ve birçok önemli uluslararası kuruluşu ağırlayacak.
Ekonominin, enerjinin, doğanın ve tarımın yaşanılabilir kılınması için dijital yaşamda, diyalog ve insanların ve de yapay zekanın rolü ve sorumluluğunu tartışmaya açıyoruz.
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi, barışa yön veren temel ilkelere, savaşsız, bilgisayarlı ve yapay zekalı bir dünyaya, bankaların yarının ekonomisindeki rolüne, enerjinin geleceğine ve güvenli ve düzenli bir dünya inşa etmeye odaklanmak için önemli bir platform sağlayacaktır.
Ülkeler arası çatışmalar, iç savaşlar, hibrit savaşlar, sonu gelmez ihtilaflar hayatımızın bir parçası oldu.
Farklı savaş türleri yaşıyoruz. Tarihi savaş kadar eskiye dayanan bir kültür olan barışa, savaş ve çatışmalardan kurtularak nasıl ulaşabiliriz?
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Kuşak ve Yol Girişimi’ni gündeme getireceğiz.
Barışa, istikrara giden bir yol olarak değerlendirdiğimiz Kuşak ve Yol Girişimi özellikle çatışmaların, savaşların yaşandığı bugünlerde insanlığın önünde yeni bir ufuk açabilir.
Bugün Ukrayna’da, Rusya’da, Filistin’de, Lübnan’da, İsrail’de, Afrika’nın birçok ülkesinde masum insanların öldürüldüğü sağ kalanların ise önünü göremediği bir ortamda barışa, istikrara hizmet edebilecek girişimlere ihtiyacımız var.
Öncelikle insan onuru, demokrasi ve hukukun üstünlüğüyle ilgili ortak değerler ve bu değerlerin korunması düşüncelerinin de çatışmalara, istemsiz göçlere barışçıl çözümler oluşturacağına da inanıyoruz.
Dolayısıyla bunu sağlayacak girişimlerden biri olarak gördüğümüz Kuşak ve Yol düşüncesini ele alacak ve üzerinde konuşacağız.
DİJİTAL DÜNYADA EKONOMİ
“Ekonomide bankaların rolü”
Bankalar, yapay zekâ geliştirmeleri, yenilikçi doğrulama teknolojileri, virtual yani sanal bankacılık sistemleri ile her geçen gün hizmetlerinde yeniliklere imza atmaktadır.
Dijital bankacılık uygulamaları, kullanıcılara birçok işlemi şubeye gitmeye gerek kalmadan, internet üzerinden yapabilme imkânı sunmaktadır.
Bankalar, kurdukları inovasyon merkezleri ve fintech ortaklıkları ile dijital dünyada değiştiklerinin işaretini veriyorlar. Dijital kimlik ve siber güvenlik çalışmaları, bankacılıkta dijital işlemlerin güvenliklerini artırıyor
Dijital bankacılık gelişirken, bankalar arası rekabete yeni bir halka daha ekleniyor. Dijitalleşmenin getirdiği hız, pratiklik ve erişilebilirlik müşteri beklentilerini karşılamak için yeni bir yarış başlıyor. Dijital dönüşüm gerçekleştiren bankalar, teknik altyapıları sayesinde daha az insan gücü ile hizmet vermektedir. Hatta şubesiz bankacılığın gelişmesi ile bankalar görünmeden, konvansiyonel süreçlere dahil olmadan hizmetlerini sunabileceklerdir.
Sanal gerçeklik uygulamaları, bankacılık ve sigortacılık işlemlerinde de köklü değişiklikler meydana getirmiştir. Teknolojinin getirdiği yüz tanıma, ses tanıma gibi güvenlik sistemlerinin gelişmesi ile gelecekte bankacılıkta şubeleri tamamen ortadan kalkabileceği gibi konuları 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde tartışmaya açacağız.
DİJİTAL ENERJİ
“Algoritmik ticaret’in gücü”
Dijitalleşme, tüm endüstrilerde olduğu gibi enerji sektöründe de devrim yaratarak ticaret süreçlerini daha verimli, hızlı ve güvenilir hale getiriyor. Dünya enerji piyasaları, dijital dönüşümün liderliğinde, ticaretin sınırlarını genişleten ve yeni iş fırsatları sunan bir ekosistem olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşması ve artan veri odaklı karar süreçleri ile birlikte, enerji ticaretinde dijitalleşmenin önemini daha da artıyor.
Dijitalleşmenin, enerji ticaret süreçlerini hızlandırarak manuel işlemlerden kaynaklanan hataları azalttığı ve verimliliği artırdığı iddia ediliyor. Gerçek zamanlı veri akışı, algoritmik ticaret, yüksek çözünürlüklü tahminler ve çoklu piyasa yönetimi gibi dijital çözümlerin hızlı ve doğru kararlar alınmasına olanak sağladığı iddia ediliyor.
Dünya enerji piyasalarında hızla yayılan algoritmik ticaret, enerji ticaretinde dijitalleşmenin en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak gelişiyor. Algo-trading sayesinde, iş insanları Python, C# ve JavaScript gibi dillerle ticaret algoritmaları oluşturabiliyor, piyasadaki fırsatlardan hızla yararlanabiliyor ve insan hatasını en aza indirerek daha tutarlı işlemler gerçekleştirebileceği söyleniyor.
Dijitalleşmenin hızla ilerlediği Dünya enerji piyasalarında önümüzdeki yıllarda birkaç önemli trendin etkili olması bekleniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonunun ve karbonsuzlaşma süreci, piyasa katılımcılarının ticaret stratejilerinde önemli değişiklikler yapacağı varsayılıyor.
Blockchain ve Akıllı Sözleşmeler ile Yapay Zekâ ile Ticaret Tahminleri ve Karbon Nötrlük Hedefleri ile Uyumlu Çözümler 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde tartışmaya açılacak.
GELECEĞİN İNTERNETİ: YAPAY ZEKÂ
“Tehlikede olan nedir?”
Geleceğin interneti, sürekli olarak evrim geçiren bir teknolojidir. Nesnelerin interneti, yüksek hızlı internet, yapay zekâ, blockcahin, geniş bant ve uydu internet, veri gizliliği ve güvenliği gibi faktörler, internetin daha da gelişmesine ve hayatımızı daha da dönüştürmesine katkı sağlayacaktır.
Dijital Dönüşüme Yerel Destekler, Dijital Dünyanın Yazılım Liderleri, Dijital Dünyanın Küresel Fırsatları: Yazılım, Dijital Girişimciliği Destekleyen Küresel Yatırım ve Teşvikler, Dijital Dönüşüm Stratejisinde Global İş birlikleri, Küresel Ekonomide Dijital Dönüşüm Fırsatları, Dijital Dönüşümde Global Başarı Öyküleri, Dijital Dönüşümde Yazılım Teknolojileri, Yazılım Sektörü ve Dijital Dönüşüm ’ün ele alınacağı 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Yapay Zekânın fırsatları, önemini de tartışacağız.
Yapay Zekanın kapsayıcı, yenilikçi ve insan merkezli şekillenişinde tehlikeyi de ele alacağız. İnovasyonun yolculuğu olarak internetin geleceği hakkında öngörüler ve beklenen trendleri de konuşacağız.
Öte yandan yapay zekâ fabrikaları girişiminin boyutlarını gündeme getireceğiz.
SAĞLIK’TA ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ
“Sağlıkta stres ve karmaşayı ortadan kaldırmak”
Hükümetlere yönelik stratejik danışmanlık hizmetlerinde, sağlık sistemleri özelinde
• Stratejik çerçevelerin tasarımı,
• Sağlık hizmeti sunum modellerinin geliştirilmesi,
• Etkili iletişim stratejilerinin oluşturulması,
• Eylem planlarının hazırlanması,
• Kapasite planlama süreçlerinin uygulanması konularında neler yapılabileceğinin yollarını arayacağız.
Hasta, doktor, sağlık sistemleri ve devlet yapısı arasındaki dörtlü bir hedef sistemi doğrultusunda şekillenen bu hizmetler ile geleneksel sağlık modellerinin ötesine geçerek hem maliyetleri düşüren hem de kaliteyi artıran yenilikçi yaklaşımları en verimli şekilde nasıl hayata geçirilebileceğinin yollarını araştıracağız.
Sağlıkta alt yapının önemi konusunda siber güvenlik eylem planın da görüşülmesi gündemimizde olacak.
AFETLERE DAYANIKLI KENTLER
"Sürdürülebilir kentler yol haritası"
Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından biri olan, "Sürdürülebilir Kentler ve Topluluklar" uygulamaları ile yerel yönetimlerin ulaşmak istediği hedef, kentleri, insan yerleşimlerini ve insanları kapsayıcı bir yol haritası ile onları afetlere karşı korumak , güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmaktır. Bu bağlamda yerel yönetimler arası iş birliği ve ortak çözümler geliştirilmesine zemin hazırlamak amacıyla düzenlediğimiz bu panelde, ulusal ve uluslararası yerel yönetim temsilcileri konuşmacı olarak yer alacaklar, deneyimlerini anlatacaklardır.
Meydana gelen doğal afetler nedeniyle oluşan can ve mal kayıplarını, afete dirençli kent planlamaları ve uygulamaları ile nasıl en aza indirebiliriz? Afete dirençli kent nedir? Dirençli kent uygulamalarından iyi örnekler. Yenilikçi çözümler ve stratejilerin konuşulacağı bu toplantı yerel yönetimler arası deneyimlere fırsat vereceği gibi aynı zamanda, uygulanan örnek projelerin ve politikaların uluslararası alanda tanıtılmasına da katkı sağlayacaktır.
KÜRESEL LİDERLERİN DİYALOĞU
“Barışa duyulan özlem”
28. Avrasya Ekonomi Zirve’mizde yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz ihtilafları, savaşları, siyasal ve sosyal krizleri çağımızın değer ölçüleri için ele alacağız.
Avrasya Ekonomi Zirveleri hür bir platformdur. Avrasya Ekonomi Zirveleri elitlerin değil, söyleyecek sözü olan kanaat önderlerinin düşüncelerini serbestçe paylaştığı ve sözlerini özgürce duyurabileceği uluslararası bir serbest kürsüdür. Küresel krizlerden geçiyoruz. İhtilaflar ve savaşlar yaşıyoruz. İklim krizi, su kıtlığı, atık yönetimiyle boğuşuyoruz. Gelir ve cinsiyet eşitsizliği içindeyiz. Daha geniş bir deyimle, gezegenimizde çatışmaların temel nedenini oluşturan ihtilaflar, savaşlar ve küresel iklim değişikliği ile ekonomideki durgunluktan dolayı korkunç bir fırtına yaşıyoruz. Daha insancıl bir dünya için uluslararası iş birliğini geliştirmeyi hedefleyen diplomatik dil ve diplomasi kayboldu. Devletler arası farklı ilişkilerin geliştiği yeni bir dönemin başlangıcındayız. Arkalarında popülizm ve demagojinin bulunduğu bu tehlikeli ilişkileri ele alacak ve küresel liderlerin değer ölçülerini öğreneceğiz.
22 Kasım 2024
Serhat Tabanca İran'da
Serhat Tabanca İran 'da Asya Belediye Başkanları Toplantısına Marmara Grubu Vakfı adına katıldı.
Toplantıda söz alan Av. Serhat Tabanca şehir ve insan konulu bir sunum yaptı.
Asya Belediye Başkanları Toplantısı sonrası Av. Serhat Tabanca yeni oluşturulan Hatıra Ormanına Türkiye adına da bir ağaç dikti.
Av. Serhat Tabanca'nın konuşma metni aşağıdadır:
Marmara Grubu Vakfı İcra Konseyi Üyesi Av. Serhat Tabanca’nın 21 Kasım 2024 günü Asian Mayors Forum’da Yaptığı Konuşma Metni
Değerli Asian Mayors Forum Katılımcıları,
Sizleri İstanbul'dan Marmara Grubu Vakfı'ndan selamlıyorum.
Ev sahiplerimize gösterdikleri yüksek misafirperverlikten ötürü teşekkürlerimi sunarak, “Düşünen İnsan, Düşünen Şehir” başlıklı konuşmama başlamak istiyorum.
Hanımefendiler,
Beyefendiler,
İnsanlar gibi şehirler de değişti. Değişen yaşam alışkanlıklarımız, şehirleri de dönüştürüyor. Ve insan giderek bireyselleşip kendinden ve toplumdan uzaklaştıkça şehir de insandan uzaklaşıyor. Oysaki insanlık şehir yaşamına kolay erişmedi.
Toprağın işlenmesi ve tarımın yapılması ile küçük köylerden oluşan yerleşik hayat başladı. Yüzyıllar süren tarım toplumu ve toprak egemenliği, sanayi devrimi ile yerini sanayi ve makineye bıraktığında köyler de şehirlere dönüştü. Yatay yerleşim alışkanlığı dikey yerleşime, bahçeli evler apartmanlara dönüştü hızla.
Günümüzde yaşanan hızlı bilgi artışı, değişme, gelişme ve bilgi toplumuna geçiş süreci, insan ve şehir hayatını daha bir derinden etkiledi. Hızlanan iletişim ve ulaşım, şehir hayatını hızlandırırken kalabalığı yoğunlaştırmış ve insanları mantık olarak yakınlaştırmış ama duygu olarak uzaklaştırmıştır. Hızlanan hayatla birlikte mekânlar da boyut değiştirdi ve bilgi toplumunun ileri teknoloji ile donatılmış şehirleri, insanı ve onun değerlerini unutturdu adeta. Öyle ki aynı mekânları paylaşan insanlar, birbirlerinden habersiz. İnsanlar şehirlere, şehirler de insanlara benzemeye başladı.
İnsanların mantığı, duyguları ve sosyal yönü var, şehirlerin de öyle. Zekası (IQ) gelişmiş, matematik olarak yerleşik, sayılar bakımından düzgün bir şehrin, duygusal zekası (EQ) az gelişmiş ise şehirde estetik sorunlu, boyutlar sıkıcı, kendi içine çekilmiş, duygularını yaşayamayan bir insan görüntüsü hâkim olur. Dolayısıyla akıl gözü tek başına yeterli değil, gönül gözü de gerekli şehir için. Böylece şehirleri şehir yapan, yapıların arasında dolaşan ve görünmeyen duygulardır, tarihtir, estetiktir.
Nasıl ki bazı insanlar, bedenleri, jest ve mimikleri ile diğerlerine pozitif enerji verirler, şehirler de üst yapıları, alt yapıları ile kucak açarlar ya da soğuk dururlar.
Bir insan duyar, düşünür, hisseder, dinler. Bir şehir de düşünür, dinler, hisseder aslında.
Nitekim şehirler de ruh taşır insanlar gibi. Dokunulmaz, görünmez ama her ayrıntısında hissedilir bu ruh. Tek boyutlu, tek renkli yapılar yığınını aşamayan şehirler, ruhsuz kalır. Ruhsuz kalan her canlı gibi her türlü kirlilik gelişir, huzur kaybolur, servilerin sesi duyulmaz.
Şehir, bütün ayrıntılarıyla insanların duygularına, duygusallığına hitap etmeyi unutmamalıdır. Çünkü şehir de bir bütündür insan gibi. Üzerinde taşıdığı insanları yedirir, barındırır, korur. Bununla da kalmaz. Çünkü temel ihtiyaçlarımız arasında sevgi yer alır. Evet, şehir barındırdıklarına sevgi sunmalı, âşıklar yetiştirmeli bağrında, iyi hisseden kişilere mekân olmalı. Daha iyiye ulaşmaları için insanları zorlamalı, yarışmalı onlarla şehir. Küskünlere kucak açmalı, ötekiler için “biz” mekânı olabilmeli. Misafirlerini el üstünde tutabilmeli çünkü yaşayanlar misafirleridir şehirlerin.
İnsanı diğerlerinden farklı kılan kişiliğidir. Şehirler de böyle. Hangi şehir bir diğerine benzer? İnsanı ayakta tutan kimliği, değerleri ve kişiliği gibi, şehirleri de ayakta tutan değerler vardır. Şehir, yüzyılların kişiliklerini, değerlerini, kültürünü, canlı ya da cansızlarını bağrında taşımanın zenginliği ile bir kimlik oluşturur.
Nitekim mekânlar, onları yaşayanları yansıtır ve mekânlar onları yaşayanlar kadar önemlidir. Dolayısıyla şehir; dengesiz, düzensiz, saldırgan, uyumsuz bir anti sosyal kişilik sergilememeli. Yaşatmayı, yaşamayı, yardımlaşmayı, uyumu körüklemeli.
Şehir, üstünde gördüklerimiz kadar altında hissettiklerimizle de bir bütündür. Çünkü Büyük Türk Şairi Yahya Kemal Beyatlı’nın dediği gibi “Biz ölülerimizle birlikte yaşarız.” Yaşayanlar kadar ölülerin de mekânıdır ve ölülerle yaşayanları buluşturur şehirler.
Geçmişle geleceği buluşturan ve konuşturan iletişim kanallarıdır şehirler. Öz geleceği, öz geçmişinden habersiz olamaz şehirlerin. Şehir, gelişen medeniyetle birlikte şiddeti azaltmalı, ulaşım köprüleri kadar önemli olan diyalog köprüleri, her türlü anlaşmazlığı çözmeli, değilse ortak değerler bireyselleşir, sosyal çözülme kaçınılmaz olur. Saldırganlık içgüdüsü harekete geçer ve insanlar gelişmiş bir teknoloji içinde köylerini özlemeye başlarlar. Ya köylerine geri dönerler ya da şehirlerini köye çevirirler.
Yüzyılların tabii ve tarihi güzelliklerini gölgelemeye hiçbirimizin hakkı yok. İster yaşayanlar ister yönetenler fark etmez. Şehir kimliğini, gündelik kazanımlara heba edersek, şehir buna dayanamaz, bir gün hesap sorar, belki de taşıyamaz artık yükümüzü, keser iletişimini ve duymaz olur bizi. Nitekim yolu aşk durağından geçmemiş, sevgi denizinden nasibini almamış kişilerin yönettiği şehirler de sevgisiz, kişiliksiz, kimliksiz kaldığı tarih boyunca gördüğümüz bir gerçektir.
Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
22 Kasım 2024
28. Avrasya Ekonomik Zirvesi
7-8 Mayıs 2025 günleri İstanbul’da gerçekleşecek 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi Barışa giden yolda bir köprü oluşturmanın sorumluluğuyla gerçekleşecek.
Avrasya Ekonomi Zirveleri özgür bir platformdur. Elitlerin bir araya geldiği bir toplantı değil, söyleyecek sözü olan kanaat önderlerinin düşüncelerini özgürce paylaşabildikleri ve seslerini duyurabildikleri uluslararası bir forumdur.
Bu entelektüel platformda devlet adamları, akademisyenler, iş insanları, dini önderler 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde ekonomiyi, enerjiyi, dijital dünyayı, yapay zekayı, sağlığı ve ekolojiyi tartışmaya açacaklardır
Daha İnsancıl Bir Dünya
“Yaşanabilir bir Dünya için Diyalog”
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi, sivil toplum liderleri, siyasetçiler ve politika yapıcılar, dini liderler, iş adamları, akademisyenler ve uzmanlar, sosyal girişimciler ve medyanın yanı sıra 50 ülke ve birçok önemli uluslararası kuruluşu ağırlayacak.
Ekonominin, enerjinin, doğanın ve tarımın yaşanılabilir kılınması için dijital yaşamda, diyalog ve insanların ve de yapay zekanın rolü ve sorumluluğunu tartışmaya açıyoruz.
28. Avrasya Ekonomi Zirvesi, barışa yön veren temel ilkelere, savaşsız, bilgisayarlı ve yapay zekalı bir dünyaya, bankaların yarının ekonomisindeki rolüne, enerjinin geleceğine ve güvenli ve düzenli bir dünya inşa etmeye odaklanmak için önemli bir platform sağlayacaktır.
Ülkeler arası çatışmalar, iç savaşlar, hibrit savaşlar, sonu gelmez ihtilaflar hayatımızın bir parçası oldu.
Farklı savaş türleri yaşıyoruz. Tarihi savaş kadar eskiye dayanan bir kültür olan barışa, savaş ve çatışmalardan kurtularak nasıl ulaşabiliriz?
DİJİTAL DÜNYADA EKONOMİ
“Ekonomide bankaların rolü”
Bankalar, yapay zekâ geliştirmeleri, yenilikçi doğrulama teknolojileri, virtual yani sanal bankacılık sistemleri ile her geçen gün hizmetlerinde yeniliklere imza atmaktadır.
Dijital bankacılık uygulamaları, kullanıcılara birçok işlemi şubeye gitmeye gerek kalmadan, internet üzerinden yapabilme imkânı sunmaktadır.
Bankalar, kurdukları inovasyon merkezleri ve fintech ortaklıkları ile dijital dünyada değiştiklerinin işaretini veriyorlar. Dijital kimlik ve siber güvenlik çalışmaları, bankacılıkta dijital işlemlerin güvenliklerini artırıyor
Dijital bankacılık gelişirken, bankalar arası rekabete yeni bir halka daha ekleniyor. Dijitalleşmenin getirdiği hız, pratiklik ve erişilebilirlik müşteri beklentilerini karşılamak için yeni bir yarış başlıyor. Dijital dönüşüm gerçekleştiren bankalar, teknik altyapıları sayesinde daha az insan gücü ile hizmet vermektedir. Hatta şubesiz bankacılığın gelişmesi ile bankalar görünmeden, konvansiyonel süreçlere dahil olmadan hizmetlerini sunabileceklerdir.
Sanal gerçeklik uygulamaları, bankacılık ve sigortacılık işlemlerinde de köklü değişiklikler meydana getirmiştir. Teknolojinin getirdiği yüz tanıma, ses tanıma gibi güvenlik sistemlerinin gelişmesi ile gelecekte bankacılıkta şubeleri tamamen ortadan kalkabileceği gibi konuları 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde tartışmaya açacağız.
DİJİTAL ENERJİ
“Algoritmik ticaret’in gücü”
Dijitalleşme, tüm endüstrilerde olduğu gibi enerji sektöründe de devrim yaratarak ticaret süreçlerini daha verimli, hızlı ve güvenilir hale getiriyor. Dünya enerji piyasaları, dijital dönüşümün liderliğinde, ticaretin sınırlarını genişleten ve yeni iş fırsatları sunan bir ekosistem olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşması ve artan veri odaklı karar süreçleri ile birlikte, enerji ticaretinde dijitalleşmenin önemini daha da artıyor.
Dijitalleşmenin, enerji ticaret süreçlerini hızlandırarak manuel işlemlerden kaynaklanan hataları azalttığı ve verimliliği artırdığı iddia ediliyor. Gerçek zamanlı veri akışı, algoritmik ticaret, yüksek çözünürlüklü tahminler ve çoklu piyasa yönetimi gibi dijital çözümlerin hızlı ve doğru kararlar alınmasına olanak sağladığı iddia ediliyor.
Dünya enerji piyasalarında hızla yayılan algoritmik ticaret, enerji ticaretinde dijitalleşmenin en dikkat çekici özelliklerinden biri olarak gelişiyor. Algo-trading sayesinde, iş insanları Python, C# ve JavaScript gibi dillerle ticaret algoritmaları oluşturabiliyor, piyasadaki fırsatlardan hızla yararlanabiliyor ve insan hatasını en aza indirerek daha tutarlı işlemler gerçekleştirebileceği söyleniyor.
Dijitalleşmenin hızla ilerlediği Dünya enerji piyasalarında önümüzdeki yıllarda birkaç önemli trendin etkili olması bekleniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonunun ve karbonsuzlaşma süreci, piyasa katılımcılarının ticaret stratejilerinde önemli değişiklikler yapacağı varsayılıyor.
Blockchain ve Akıllı Sözleşmeler ile Yapay Zeka ile Ticaret Tahminleri ve Karbon Nötrlük Hedefleri ile Uyumlu Çözümler 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde tartışmaya açılacak.
GELECEĞİN İNTERNETİ: YAPAY ZEKÂ
“Tehlikede olan nedir?”
Geleceğin interneti, sürekli olarak evrim geçiren bir teknolojidir. Nesnelerin interneti, yüksek hızlı internet, yapay zekâ, blockcahin, geniş bant ve uydu internet, veri gizliliği ve güvenliği gibi faktörler, internetin daha da gelişmesine ve hayatımızı daha da dönüştürmesine katkı sağlayacaktır.
Dijital Dönüşüme Yerel Destekler, Dijital Dünyanın Yazılım Liderleri, Dijital Dünyanın Küresel Fırsatları: Yazılım, Dijital Girişimciliği Destekleyen Küresel Yatırım ve Teşvikler, Dijital Dönüşüm Stratejisinde Global İş birlikleri, Küresel Ekonomide Dijital Dönüşüm Fırsatları, Dijital Dönüşümde Global Başarı Öyküleri, Dijital Dönüşümde Yazılım Teknolojileri, Yazılım Sektörü ve Dijital Dönüşüm ’ün ele alınacağı 28. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde Yapay Zekânın fırsatları, önemini de tartışacağız.
Yapay Zekanın kapsayıcı, yenilikçi ve insan merkezli şekillenişinde tehlikeyi de ele alacağız. İnovasyonun yolculuğu olarak internetin geleceği hakkında öngörüler ve beklenen trendleri de konuşacağız.
SAĞLIK’TA ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ
“Sağlıkta stres ve karmaşayı ortadan kaldırmak”
Türkiye veya dışında yaşayan ve sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye’yi veya bir başka ülkeyi ziyaret etmeyi planlayan insanlara yardımcı olmak ve güçlü bir sağlık alt yapısı, gelişmiş teknik ekipmanlar, nitelikli sağlık çalışanları ve kaliteli hizmetlerle insanlara sağlık hizmeti sunmak aynı zamanda uluslararası hastaların ziyaretini planlarken yaşadıkları stres ve karmaşayı ortadan kaldırmanın yollarını arayacağız.
AFETLERE DAYANIKLI KENTLER
"Sürdürülebilir kentler yol haritası"
Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından biri olan, "Sürdürülebilir Kentler ve Topluluklar" uygulamaları ile yerel yönetimlerin ulaşmak istediği hedef, kentleri, insan yerleşimlerini ve insanları kapsayıcı bir yol haritası ile onları afetlere karşı korumak , güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılmaktır. Bu bağlamda yerel yönetimler arası iş birliği ve ortak çözümler geliştirilmesine zemin hazırlamak amacıyla düzenlediğimiz bu panelde, ulusal ve uluslararası yerel yönetim temsilcileri konuşmacı olarak yer alacaklar, deneyimlerini anlatacaklardır.
Meydana gelen doğal afetler nedeniyle oluşan can ve mal kayıplarını, afete dirençli kent planlamaları ve uygulamaları ile nasıl en aza indirebiliriz? Afete dirençli kent nedir? Dirençli kent uygulamalarından iyi örnekler. Yenilikçi çözümler ve stratejilerin konuşulacağı bu toplantı yerel yönetimler arası deneyimlere fırsat vereceği gibi aynı zamanda, uygulanan örnek projelerin ve politikaların uluslararası alanda tanıtılmasına da katkı sağlayacaktır.
KÜRESEL LİDERLERİN DİYALOĞU
“Barışa duyulan özlem”
28. Avrasya Ekonomi Zirve’mizde yaşadığımız ve yaşamakta olduğumuz ihtilafları, savaşları, siyasal ve sosyal krizleri çağımızın değer ölçüleri için ele alacağız.
Avrasya Ekonomi Zirveleri hür bir platformdur. Avrasya Ekonomi Zirveleri elitlerin değil, söyleyecek sözü olan kanaat önderlerinin düşüncelerini serbestçe paylaştığı ve sözlerini özgürce duyurabileceği uluslararası bir serbest kürsüdür. Küresel krizlerden geçiyoruz. İhtilaflar ve savaşlar yaşıyoruz. İklim krizi, su kıtlığı, atık yönetimiyle boğuşuyoruz. Gelir ve cinsiyet eşitsizliği içindeyiz. Daha geniş bir deyimle, gezegenimizde çatışmaların temel nedenini oluşturan ihtilaflar, savaşlar ve küresel iklim değişikliği ile ekonomideki durgunluktan dolayı korkunç bir fırtına yaşıyoruz. Daha insancıl bir dünya için uluslararası iş birliğini geliştirmeyi hedefleyen diplomatik dil ve diplomasi kayboldu. Devletler arası farklı ilişkilerin geliştiği yeni bir dönemin başlangıcındayız. Arkalarında popülizm ve demagojinin bulunduğu bu tehlikeli ilişkileri ele alacak ve küresel liderlerin değer ölçülerini öğreneceğiz.