MARMARA GRUBU VAKFI’NIN SEVGİ VE BARIŞ İFTARI

 

   

 

 

MARMARA GRUBU VAKFI’NIN SEVGİ VE BARIŞ İFTARI

 

Marmara Grubu’nun geleneksel olarak her yıl düzenlediği iftar, bu yıl da farklı din temsilcileri ile birçok davetliyi bir araya getirdi.

 

Marmara Grubu Vakfı tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen “Sevgi ve Barış” iftarı, Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.

 

Farklı din temsilcilerinin yer aldığı iftarda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi Güler, Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, Türkiye Musevileri Hahambaşı İzak Haleva, Süryani Kadim Ruhani Lideri Yusuf Çetin, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve çok sayıda davetli katıldı. İftarda bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ülkelerin ve insanların açgözlülüğünün dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini söyledi.

 

Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı iftarında bir konuşma yapan Dr. Akkan Suver, aşırı dünyevileşmenin ve maddileşmenin altında dini değerlerin kaybolduğunu, ülkelerin ve insanların açgözlülüğünün dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini söyledi. Türkiye Musevileri Hahambaşı İzak Haleva ise konuşmasında, sevgi, barış ve dostluğun Anadolu’nun temelinde bulunduğunu belirtti. İftara, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir topbaş ve kamuoyunun tanıdığı birçok isim katıldı.

 

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ülkelerin ve insanların açgözlülüğünün dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini söyledi. Bardakoğlu, Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nca bu yıl 13’üncüsü düzenlenen “Sevgi ve Barış” iftarında yaptığı konuşmada, 21.yüzyıl insanının belki en çok ihtiyaç duyduğu şeyin birbirini sevme ve sayma olduğunu dile getirdi.

 

Barışın sevgiye dayandığı, ancak severek sevginin kurulabileceğini ifade eden Bardakoğlu, “Ama burada sevgi deyince kendimizi sevmeyi kastetmiyorum. Yanı başımızdakini sevmeyi kastediyorum. Kendimizi sevdikçe bencillik artar. Kavga, hırs, gerilim çoğalır” diye konuştu.

 

Bardakoğlu, en büyük sevginin Allah sevgisi olduğunu ve bütün sevgilerin, o sevginin bir yansımasını oluşturduğunu ifade ederek, “Sevgiyi konuşmaya değil, içini doldurmaya ve yaşamaya ihtiyacımız var” dedi.

 

RAHMET ÇAĞRISI

 

Bardakoğlu, dinin insan ve toplum hayatında her zaman olduğundan daha fazla önemini koruduğunu ve korumak da zorunda olduğunu söyledi.

Çünkü insanın var oluşuyla birlikte olan bir hadise olduğunu, dinin sonradan ortaya çıkmadığını anlatan Bardakoğlu, insanın dindar olarak doğduğunu, dindar olarak var olduğunu kaydetti.

 

Bardakoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“21.yüzyılda din yok olmadı. Din var olmaya devam etti. Ama aşırı dünyevileşmenin ve maddileşmenin altında dini değerlerimiz kayboldu gitti. Mal ve mülk aslında paylaşma imkanıdır. Ama biz hırslarımız nedeniyle mal ve mülkün altında kaldık. Biz mal ve mülkü yönetecekken, mal ve servetimiz bizi yönetti. Biz mevkiyi ve makamı yönetecekken, makam, mevki bizi şekillendirdi. Sözün özü, dünyanın üzerinde yürümek için yaratılan insan, adeta dünyanın altında kaldı. Bu birazda paylaşamadığımız için oldu.

 

Ötekini göremediğimiz, ötekini sevemediğimiz için oldu. Ülkelerin ve insanların açgözlülüğü, dünyayı yaşanmaz hale getirdi.

 

Dünyada ne çekiyorsak, insanların kendi eliyle ürettiklerinden çekiyoruz. Bunlar bize Rabbimizden gelen cezalar değil. Dinlerin rahmet çağrısına kulak verdikçe, insanların arasında rahmet artacaktır.”

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Ramazanın güzelliğinin bütün farklılıkları biraraya getirmesi olduğunu söyledi.

 

İstanbul’un asırlardan beri farklılıkların, zenginliğin ve barışın kenti olduğunu ifade eden Topbaş, aynı duyguyu paylaşmanın ve bu duyguyu insanlığın geleceği için kullanmanın önemli olduğunu kaydetti.

 

 

MAROVİTCH 1,5 YIL SONRA

 İFTAR İÇİN DIŞARI ÇIKTI

 

Vatikan’ın İstanbul temsilcisi George Marovitch, ölümden döndüğü kazadan 1,5 yıl sonra ilk kez Marmara Grubu Vakfı’nın dini cemaat temsilcilerine verdiği iftar için evinden dışarı çıktı.

 

Tekerlekli sandalye ile doktor nezaretinde iftara katılan Marovitch, İtalya’da geçirdiği tren kazasının bir komplo olmadığını söyledi.

 

Olayın şoku ile ilk zamanlar anımsamadığını, detayları hatırlamaya başladığını belirten Marovitch şöyle konuştu:

“Bu iftar bizim dünyaya verdiğimiz önemli bir barış ve birliktelik mesajıdır.”