|
Marmara Grubu Vakfı
Makedonya'daydı.

Marmara Grubu Vakfı olarak Dr. Akkan
Suver, Engin Köklüçınar, Müjgan Suver ve Sevinç Köklüçınar, 18-22
Şubat 2009 günleri Makedonya'nın Ohrid Şehri'nde yapılan Balkan
Politika Kulübü toplantısına iştirak ettiler.
Makedonya'nın NATO üyeliğine
alınması konusunda bir de
konuşma yapan Dr. Suver,
Makedonya'nın NATO üyeliğinin
önemini vurguladı. Konuşma
Metninin tamamını sayfanın
sonundan okuyabilirsiniz.

Dr. Suver'i resimde Makedonya
Dışişleri Bakanı Antonio
Milososki ve Balkan Politika
Kulübü Başkanı Zhelyu Zhelev ile
birlikte görmektesiniz.

Dr. Akkan Suver, konferans
sırasında Makedonya Başbakan'ı
Nikola Gruevski tarafından da
kabul edildi.Resimde görüşme
öncesi Başbakan ile Dr. Suver'i
görmektesiniz.
Dr. Akkan Suver'in konuşması :
Marmara Grubu Vakfı adına yüksek
heyetinizi saygıyla
selamlıyorum.
Adriyatik üçlüsünün ana unsuru
ve Balkanların vazgeçilmezi olan
Makedonya’nın Ohri şehrinde,
NATO ve Makedonya konusunda
sizlerle bir ufuk turu yapmak
istiyorum.
Makedonya-NATO ilişkilerine bir
ülkenin, uluslararası bir
kuruluşa üyeliğinden ziyade
Balkanların ulusal güvenliği,
Balkanların ekonomik gücü,
Balkanların refah seviyesi
açısından yaklaşmak istiyorum.
Hepinizin bildiği gibi
Makedonya; Yunanistan’ın
çıkardığı isim probleminden
dolayı, Balkanlarda hakkı olan
gerçek yerini bir türlü
alamamaktadır.
Yunanistan tarafından toprak ve
ulusal güvenliğini tehdit
edeceği endişesiyle “Eski
Yugoslavya Cumhuriyeti
Makedonya” adıyla anılan
Makedonya Cumhuriyeti’nin isim
sorunu bizimle ilgili değildir.
Zira biz Makedonya
Cumhuriyeti’ni tanıyoruz.
Bizimle beraber aralarında ABD,
Çin ve Rusya’nın da bulunduğu
120 ülke Makedonya
Cumhuriyeti’ni tanımaktadır.
Yunanistan ise “Eski Yugoslavya
Cumhuriyeti Makedonya” adında
ısrar etmektedir.
Ve bu ısrarından dolayı da;
Makedonya’nın NATO’ya katılımı
maalesef Yunanistan tarafından
engellenmektedir. 2008 yılının
Nisan ayında Bükreş’te toplanan
NATO Zirvesi’nde bu örgüte
katılmak isteyen diğer 2 Balkan
Devleti’ne, Arnavutluk ve
Hırvatistan’a NATO’ya katılım
daveti çıkarken, Yunanistan
Makedonya’nın NATO’ya
katılmasına karşı çıktı.
Nitekim Yunanistan’ın karşı
çıkmasından dolayı Bükreş
Zirvesi’nde Makedonya’ya NATO’ya
katılım daveti verilmedi.
İşte bu nokta da; Balkanların
yarınları açısından
Makedonya’nın üyeliğinin önemine
değinmek istiyorum.
Buradaki büyük çoğunluk gibi ben
de Balkanlıyım.
Çok iyi bilmekteyiz ki, tarihte
Balkanlılık çok ses, çok din,
çok etnisiti, çok savaş, çok kan
ve çok göçmenliktir.
Üyesi olmaktan büyük gurur
duyduğum Balkan Politika Kulübü,
çok göçmenliği, çok kan, çok
savaşı ortadan kaldırmak ve çok
etnisitiyi çok dini ve çok
sesliliği bir arada yaşatabilmek
için kurulmuştur.
Balkanların barış, adalet ve
kalkınma için
Avrupalılaştırılması
felsefesiyle kurulan Balkan
Politika Kulübü’nde; Balkan
ülkelerini Avrupa’nın ayrılmaz
bir parçası ve Avrupa
entegrasyonunun dışında
katılamayacağı gerçeğinden yola
çıkarak Bulgaristan’ın,
Yunanistan’ın, Romanya’nın,
Türkiye’nin sahip olduğu
kriterlerin Makedonya için de
geçerli olduğuna inanıyorum.
Bundan dolayı da, Makedonya’nın
NATO yaklaşımını demokrasinin
bir gereği olarak barış ve
zenginlikle, güvenliğin
paylaşımı olarak
değerlendiriyorum.
Balkanların barış içinde
yaşaması idealimizdir.
Balkanların siyaseti, ekonomisi
ve güvenlik konuları bütün
Balkan ülkelerini kapsarsa
gerçek anlamda bir barışın ve
sürekliliğin devamı
sağlanabilir.
Çok sayıda önemli işbirliği
girişimleriyle barışın varlığını
sürdürebiliriz. Bir balkan
ülkesini dışlayarak, bir başka
Balkan ülkesine ayrı bir statü
tanıyarak güvenlikten,
beraberlikten ve zenginlikten
söz edemeyiz.
Bir Balkan ülkesi bir başka
Balkan ülkesine; “-Ben kendi
kurallarıma göre yaşarım.
Meselelerimi ben kendi usulüme
göre çözerim. Kimseye danışmam,
kimseyi de dinlemen” diyemez.
Dememelidir de!
Zira Balkanların güvenliği ve
zenginliği kolektif ve ortak
işbirlikleriyle ve küresel
kurallarla sürdürülebilir. Ancak
Balkanların barışını
beraberliğini böyle
sürdürülebilir, kılarız. Bu da
Balkanlara daha çok zenginlik
daha kalıcı barış ve daha köklü
ve sürekli istikrar
getirecektir.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,
“-insanlar 21.yüzyılın başında,
gerek barışı koruma, gerek
küreyi koruma, gerek yoksulluğa
karşı mücadele etmek için önemli
gayretlerin içine girmişlerdir.
Küreselleşme budur” diyerek
küreselleşmeyi tarif etmektedir.
Yalnız bu değer ölçüsü dahi
Makedonya’nın yalnızlığına
kendiliğinden çözüm bulacak bir
kıstastır.
Biz de diyoruz ki;
Bölünmemiş Balkan,
Demokratik Balkan,
Barış içinde Balkan,
Zengin Balkan,
bizim hedefimiz olmalıdır.
Bütün bunların gerçekleşmesi
Balkanların birlik ve
beraberliğine bağlıdır.
Türkiye NATO’nun üyesidir.
Bütün Balkan ülkelerinin NATO
üyesi olması konusunda da büyük
emek sarf etmiştir. Hatta bir
ara NATO üyeliğinden çıkarılan
Yunanistan’ın tekrar NATO
üyeliğine dönmesini karşılıksız
olarak samimiyetle
desteklemiştir. Buna göre,
Balkanlar NATO’nun üyesi olursa,
Bosna-Hersek’te, Kosova’da daha
önce Bulgaristan’da yaşanan
olaylar bir daha
tekrarlanmayacaktır.
Sözlerimi toparlarken heyetinize
bildirmek isterim ki, çağımızda
insanların geleceği ile,
bölgenin istikrarıyla ve
demokratik değer ölçülerinin,
kelime oyunlarıyla oynanmasına
izin verilmesi yanlıştır,
eksiktir ve talihsizliktir.
Makedonya devlettir.
Kendi arzusuyla NATO’nun
kapısını çalmıştır.
Geleneksel Balkan
misafirperverliğiyle, NATO’nun
kapısını çalan Makedonya’ya,
bize ve komşumuz Yunanistan’a,
biran önce korku ve endişelerden
sıyrılıp “aramıza hoşgeldin”
demek düşmektedir.
Heyetinizi selamlıyor ve bu
güzel organizasyonu
gerçekleştirerek bizleri
biraraya toplayan Balkan
Politika Kulübünün
yöneticilerine, özellikle de
Cumhurbaşkanı Zhelyu Zhelev’e
Marmara Grubu Vakfı adına
teşekkürü bir borç biliyorum. |