|
Hocalı Katliamı'nın 17. yılında
Dr. Akkan Suver bir açıklama
yaptı.
Dr. Akkan Suver, 26 Şubat
2009'da, Ermeniler tarafından
gerçekleştirilen Hocalı
katliamının 17. yıldönümünde bir
açıklama yaparak, bu hain
katliamı bir kez daha kınayarak,
Karabağ’daki işgalin bir an önce
sona erdirilmesini dile getirdi.

Dr. Akkan Suver'in demeci
aşağıdadır :
1992 yılında 25 Şubatı 26 Şubata
bağlayan gece, eski Sovyet
Sosyalist Cumhuriyetler Birliği
silahlı kuvvetlerinin Yukarı
Karabağ’da konuşlu 366’ncı
Birliğinin desteğiyle Ermeni
birlikleri tarafından Azerbaycan
Türkleri Hocalı kentinde
maalesef korkunç bir katliama
uğradılar. Bu saldırılarda
106’sı kadın 63’ü çocuk olma
üzere 613 tane kardeşimiz şehit
oldu, 487 kişi ağır yaralandı,
1.275 kişi esir alındı ve 150
kişi de kayboldu. Acısını,
ıstırabını yüreklerimizde
hissettiğimiz vahşet tarihe ‘
Hocalı Katliamı’ olarak
geçmiştir.
Hocalı’da ortaya çıkan manzara,
maalesef, bir savaş manzarasının
da ötesindedir. Yıllarca Türk
nefretiyle doldurulmuş olan
Ermeniler, kardeşlerimizi şehit
etmekle kalmamış, şehit
ettikleri kardeşlerimizin
gözlerini oymuş, kafalarını
koparmış ve toplu olarak
yakmışlardır.
Yapılan Katliam bir ermeni
gazetecinin ‘ Haçın hatırı için
‘ isimli kitabında yazarı Daud
Kheyrian tarafından şöyle ifade
edilmiştir. Daud Kheyrian diyor
ki : " …Gaflan denen ve ölülerin
yakılmasıyla görevli ermeni
grup, hocalının 1 kilometre
batısında bir yere 2 mart günü
100 azeri ölüsünü getirip yığdı.
Son kamyonda 10 yaşında bir kız
çocuğu gördüm.Başından ve
elinden yaralıydı.Yüzü
morarmıştı.Soğuğa, açlığa ve
yaralara rağmen hala
yaşıyordu.Çok az nefes
alabiliyordu. Gözlerini ölüm
korkusu sarmıştı. O sırada,
Tigranyan isimli bir asker onu
tuttuğu gibi öteki cesetlerin
üzerine fırlattı. Sonra tüm
cesetleri yaktılar.Ban sanki
yanmakta olan ölü bedenler
arasında bir çığlık işittim gibi
geldi. Yapabileceğim bir şey
yoktu. Ben Şuşa’ya döndüm. Onlar
Haçın hatırı için savaşa devam
ettiler."
Maalefes, bu işler insanlık için
yüzkarasıdır. Katliamı
yapanların cezalarını bulmaları,
Karabağ’da devam eden işgalin
sona ermesi ve kaçkınların öz
yurtlarına bir an önce dönmesi
için meseleyi gündem de tutmaya,
dünya kamuoyunda takip etmeye
devam edeceğiz.Türkiye
Cumhuriyetinde yaşayan bütün
Türk vatandaşları bu yapılan
katliamın takipçisi olacaktır.
Ve unutmayacaktır. Zaten
karabağ’da hocalı’da yapılan
katliam da sadece Azerbaycan’da
ortaya çıkmış bir tepki
değildir. Bin yıla yakın bizim
tebaamız olarak yaşamış olan
Ermenilere, ne dinlerine ne
ırklarına ne dillerine hiçbir
şekilde müdehale olmamış, son
derece hür ve bağımsız olarak
yaşamış olmalarına rağmen,
birinci dünya savaşı sonrasında
aynı katliamı Erzurum’da
Ardahan’da ortaya koymuşlardır.
Bu, Türk milletine karşı
duydukları bir nefrettir.
Bu nefreti, tekrar, bu ortaya
çıkan katliamı nefretle kınıyor,
o dönemde ölenlere Allah’tan
rahmet diliyor, Karabağ’daki
işgalin bir an önce sona
ermesini arzu ediyorum. Bütün
dünya kamuoyunun, meseleye
dikkatini çekiyorum dünya
kamuoyunun ve kaçkınların bir an
önce yurtlarına dönmesi için de
gayretimizin devam edeceğini
ilan ediyorum. |