Değerli Konuklar,
Sivil bir insiyatif olan Marmara Grubu Vakfı’ nın on üç yıldır aralıksız olarak gerçekleştirdiği Avrasya Ekonomi Zirveleri, bugün yüksek varlıklarınızla şereflenerek çalışmalarına başlamaktadır.
On üç yıl önce Azerbeycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Rusya’ nın katılımıyla gerçekleşen Avrasya Ekonomi Zirvesi, bu yıl Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbeycan, Belarus, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Gagavuzya, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, Irak, İran, İsrail, İsviçre, Karadağ, Kazakistan, Güney Kıbrıs, Kırgızistan, Kosova, Letonya, Libya, Macaristan, Makedonya, Moğolistan, Moldova, Nijerya, Pakistan, Polonya, Romanya, Rusya Federasyonu, Singapur, Slovakya, Slovenya, Tacikistan, Türkmenistan, Ürdün ve Yunanistan’ ın, başka bir deyişle kırk dört ülkenin katılımıyla yapılacaktır. Bu bir sivil toplum kuruluşu için hem bir başarı hem de büyük bir onurdur.
Bu arada, teşrif buyuran devletlerden Arnavutluk Cumhurbaşkanı seviyesinde Sayın Bamir TOPİ, Makedonya Cumhurbaşkanı seviyesinde Sayın Gjorge IVANOV ile zirvemizi şereflendirmişlerdir. Kendilerine hoş geldiniz diyor, saygılarımızı ve teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Bosna Hersek Başbakan seviyesinde Sayın Mustafa MUEZZINOVIC’ le aramızdadırlar. Kendilerine de saygılarımızla, teşekkürlerimizle hoş geldiniz diyoruz.
Başta Türkiye Cumhuriyeti 9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel olmak üzere, Bulgaristan eski Cumhurbaşkanları Sayın Zhelyu ZHELEV, Sayın Petar STOYANOV, Romanya Eski Cumhurbaşkanları Sayın Ion ILLIESCU, Sayın Emil CONSTANTINESCU, Moğolistan Eski Cumhurbaşkanları H.E. Punsalma OCHIRBAT ve H.E. Natsagiin BAGABANDI, Estonya Eski Cumhurbaşkanı Sayın Arnold RUUTEL zirvemize şeref vermişlerdir. Kendilerine saygı ve teşekkürlerimizle hoş geldiniz diyoruz. Bu arada, 13. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ ne geniş bir heyetle katılan kardeş ülke Azerbeycan Devleti’ ne, Rusya Federasyonu’ na ve Çin Halk Cumhuriyeti’ ne ayrıca teşekkürlerimizi arz ediyoruz.
Muhterem Misafirler,
Bu arada yüksek heyetinize belirtmek isterim ki; Azerbeycan’ ın 13. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ ne katılımına büyük önem atfediyoruz. Ben “bir millet iki devlet” felsefesine inanmış ve bu felsefenin hayata geçirilmesi için oniki yıldır özveriyle çalışmış bir sivil toplum önderi olarak yüksek huzurlarınızda Azerbeycan-Türkiye ilişkilerini yalnız ekonomik, yalnız politik, yalnız duygusal çerçevede ele alınacak ilişkiler değil aksine iç içe geçmiş bir birleşik kader olarak değerlendirmekteyim. Ve bu coğrafyada Türkiye’ siz Azerbeycan, Azerbeycan’ sız Türkiye düşünemiyorum.
Türkiye-Azerbeycan ilişkileri Marmara Grubu Vakfı’ nın büyük emek verdiği bir faaliyet alanıdır. Bu işbirliği Kafkaslara, Orta Asya’ ya, Balkanlar’ a örnek olması gereken bir beraberliktir.
Saygıdeğer Misafirlerimiz,
Yüksek huzurlarınızla şeref verdiğiniz 13. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ ne maalesef bu yıl ülkemizden bakan seviyesinde katılım gerçekleşememektedir. Bunun da sebebi Anayasamızın değiştirilmesine yönelik meclis çalışmalarıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nin başta başbakan olmak üzere bakanları ve iktidar ve de muhalefet milletvekilleri Anayasa değişme görüşmeleri bitene kadar meclisi terk etmeme kararı almışlardır. Bu karar 10 Mayıs 2010 gününe kadar, bir başka deyişle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın değişimine kadar devam edecektir. Üzgünüz ama elimizde olmayan ve yaklaşık bir ay önce aniden gündeme gelen bu gelişmeden dolayı heyetinizden anlayış beklemekteyiz.
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Marmara Grubu Vakfı olarak dikkatinizi bir konuya çekmek istiyorum. Avrupalı olmak, sadece Avrupa’ ya ait değildir. Avrupa düşüncesi bir uygarlık düşüncesidir. Avrupa’ yı bir kıta olarak değerlendirmek yanlıştır. Zira o değer ölçüsü coğrafyacılara ait bir kıstastır. Bir ölçüdür. Bize göre, Avrupa konseptleriyle düşünülen ve Avrupalı gibi yaşanılan her yer Avrupa’ dır. Dolayısıyla Avrupa yalnız coğrafya, yalnız tarih, yalnız sosyoloji, yalnız etnisite değil, aynı zamanda bir hissetme, bir yaşayış felsefesidir ve temsil ettiği kıymetler ortaya çıktığında içine okyanusları da alan bir Avrupa haritası ortaya çıkar. Bu Avrupa düşüncesinin içinde Balkanlar vardır. Makedonya ile Yunanistan ile Bulgaristan ile Sırbistan ile Bosna Hersek ile Karadağ ile Kosova ile Romanya ile Moldovya ile Slovenya ile Arnavutluk ile Hırvatistan ve Türkiye ile bir Balkan coğrafyası tarihi ve sosyal bir gerçektir. Maalesef bir süreden beri Avrupa’ da bazı çevreler Balkan sözcüğünü telaffuz etmemektedirler. Onun yerine Güneydoğu Avrupa adını kullanmaktadırlar. Bu yanlış bir deyimdir. Eğer bunu Türkiye’ yi Avrupa’ dan dışlamak için kullanıyorlarsa, bu daha çok yanlış bir deyimdir. Zira Afrika ve Asya’ ya komşu, Kıbrıs Adası’ nı Avrupalı sayanlar, coğrafi olarak fiilen ülkesinin toprakları Avrupa Kıtası’ nda olan Türkiye’ yi görmezden gelemezler. Güneydoğu Avrupa diyerek Yunanistan ve Bulgaristan ekseninde Avrupa’ yı noktalamak isteyen bir zihniyet varsa, bu zihniyet büyük bir yanlışlığın içindedir.
Tekrar söylüyorum Avrupalı olmak, toprak ve coğrafya çizgilerinden ibaret değildir. Bu tespitlerden sonra ortaya koymak istediğimiz Avrasya felsefesini oluşturmakta olduğumuz Avrasya Ekonomi Zirveleri’ ne bakarak hiç kimsenin bizim Avrupa’ daki tarih ve coğrafya haklarımızdan şüphe etmesine fırsat veremeyiz.
Avrasya da yalnız coğrafyacılara göre bir kıtadır. Oysa temsil ettiği kıymetlerin ulaştığı sınırları çizilirse, içine Amerika’ yı, Afrika’ yı da alan bir harita ortaya çıkar. Avrasya adını biz bir kıymetler sistemi olarak telakki ediyoruz.
İşte biz Avrasya felsefesine yaklaşırken yaşamakta olduğumuz küreselleşme çağında, küreselleşmeye toptan karşı çıkarak, Avrasya ile ilişkilerimizi yeterli görerek bölgelerimizin ülkelerini küreselleşmenin dışında tutmaya çalışmanın da gerçekçi bir yaklaşım olmadığına inanıyoruz. Önemli olan ulusal menfaatlere ve ulusal kültürlere zarar vermeden küreselleşmenin içinde yer almaktır.
Öte yandan küreselleşmenin bütün boyutlarıyla yaşandığı bir ülke hemen hemen yok gibidir.
Küreselleşme günümüzde hala bir idealdir. İşte Avrasya Ekonomi Zirveleri’ nde yapmak istediğimiz her gün biraz daha bu ideale yaklaşmak için çalışmaktır.
Biz Avrasya’ nın birlikteliğine gerek görüyoruz.
Küreselleşme bizi ortak paydalara götürecektir. Küreselleşme olmazsa yabancılaşma ve yalnızlaşma, yalnız ekonomik boyutta değil ruh yapımızda da kendini gösterecektir.
Küreselleşmenin ortaya koyduğu değişimin ihtişamında kendi hayat sahnemizdeki değişiklikler yalnız ekonomik yapılanmada değil ahlaki ve sosyolojik bünyenin değişimlerinde de gözlenecektir.
İşte Avrasya’ da birlikteliğin ruhu budur.
Ben bu ruhu, Avrasya’ nın yeniden tarih sahnesine çıkmasıyla birlikte fark edenlerin ortaya koyduğu değer ölçüleriyle ele almaktan yanayım.
Nasıl dünkü bölünmüş Avrupa’ nın hasım ülkeleri ortak değerler zemininde yeniden bir araya gelmişse, Adriyatik’ ten Çin’ e kadar uzanan coğrafyanın da yeni bir ortaklık anlayışına yönelmesi gerektiğine inanıyorum.
Avrasya bizim önceliğimizdir.
Kimlik ve kültür olgusunu kaybetmemiş farklı kültürlerin oluşturduğu bu coğrafyada kurulacak bir birliktelik yarınlarımızın teminatı olacaktır.
Değerli Katılımcılar,
Avrasya Ekonomi Zirveleri bu yıl enerjiyi, ekonomiyi, yoksulluğu ve diyalog felsefesini küresel boyutlarda ele alacaktır. Avrasya Ekonomi Zirveleri, Türk Özel Sektörü’ nün büyük eseridir. Marmara Grubu Vakfı’ na inanan bir avuç Türk İşadamı’ nın yarattığı büyük mucize bir noktada yarınlarımızın da teminatıdır.
Marmara Grubu Vakfı olarak bu yıl 13. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ nde bugün öğleden sonra Nabucco’ yu gündeme getireceğiz. Nabucco ile birlikte alternatif boru hatları da konunun sahipleri tarafından gündeme getirilecek. Bizler Marmara Grubu Vakfı olarak dört yıldır Nabucco konusunda ısrar ediyoruz. Israrımızın ana kaynağı Avrupa’ nın doğalgaz kaynaklarının verimli kullanılmasıyla bağlantılıdır. İkinci gün çağımızın akil adamları yan yana getireceğiz. Bunlar bize yarınlarımızla ilgili bir ufuk turu sunacaklardır. Gene yarın öğleden sonra tertipleyeceğimiz oturumlarda küresel ekonomiyi tartışacağız. Sağlık Turizmini gündeme getireceğiz. Zirvemizin son günü Diyalog’ u işleyeceğiz. Sürdürülebilir Kalkınmada Diyalog, Barış’ ta Diyalog, Kültürler ve Dinler arası Diyalog’ u ve yoksulluğun ortadan Kaldırılmasına karşı diyalogu konuşacağız. Yurtdışından ülkemize gelen seksenin üstünde konuşmacıyı dinleyip bir defa daha yeniden beyin jimnastiği yaparak yarınlara donanımlı hazırlanacağız.
Muhterem Katılımcılar,
Marmara Grubu Vakfı olarak; Birleşmiş Milletler’ den Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’ na, Balkan Politika Kulubü’ nden Karadeniz Hazar Denizi Uluslararası Vakfı’ na, UNESCO’ dan AGİT’ e, Viyana Ekonomik Forumu’ndan Dünya Moğol Kurultayı’ na kadar çalışmaları kabul gören ve bu kuruluşlara üye kabul edilen Vakfımıza Nobel Yetkilileri tarafından bu yıl bir teveccüh gösterilerek, ekoloji veya sosyal veyahut da kültürel alanda bir aday göstermemiz konusunda müracaat edilmiştir. Marmara Grubu Vakfı olarak gösterilen bu güven ve teveccühten büyük onur duyuyoruz. Ve yüksek huzurlarınızda çok değerli bir mensubumuzu, çevre alanında yaptığı ve kabul görür çalışmalarıyla dünyada haklı bir üne kavuşan Sayın Prof. Dr. Agni Vlavianos ARVANITIS’ i Nobel’ e aday gösterdiğimizi huzurlarınızda açıklamak istiyorum.
Değerli hocamız Sayın Prof. Dr. Agni Vlavianos ARVANITIS için kullandığımız bu değer ölçümüze sizlerin de katılarak desteklerinizi esirgemeyeceğinizi umuyoruz ve Sayın ARVANITIS’ i tebrik ediyoruz.
Saygıdeğer Konuklarımız,
Sözlerimi toparlarken Avrasya felsefesini küresel bir düşünce olarak değerlendirdiğimizi bilmenizi isteriz.
Bizler milli devlet ortamı içinde ve yerel boyutlarda gelişmiş insanın ufkunu küresel boyutlara taşıyarak, küresel düşünen ama yerel çözümleyen bir düşünce oluşturmanın gerekliliğine inanıyoruz.
Böylesine bir durum çağdaş uygarlığa ayak uydurabilmenin bir ön şartıdır.
Günümüzün deyimiyle Avrasya birlikteliğimizde; AB ilişkilerimizde, NATO sorumluluklarımızda, ABD partnerliğimizde, İslam ülkeleriyle temaslarımızda, küresel düşünüp, ulusal bir hareket tarzını geliştirmeliyiz. Böylelikle ortak değerler üzerine oluşacak ilişkilerle geniş ve kapsamlı bir birliktelik oluşacaktır. Bu düşünce ile Avrasya Ekonomi Zirvesi’ ve onun felsefesine hoş geldiniz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Anasayfa
|